Adalet Bakanı Akın Gürlek: “Milletimizin Güvenini İstismar Eden Her Türlü Eylemin Karşısında Hukuk İçinde ve Kararlılıkla Durulacaktır”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, kamuoyunda gündeme gelen sivil toplum faaliyetleri kapsamında toplanan bağışların kullanımına ilişkin yürütülen adli soruşturmaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki koordinasyona dikkat çeken Gürlek, bağışların kullanımında şeffaflık ve hesap verebilirliğin hukuki zorunluluk olduğunu vurgulayarak, soruşturmanın somut deliller ve hukuk kuralları çerçevesinde sürdürüldüğünü, milletin emanetine yönelik her türlü ihlalin kararlılıkla takip edileceğini ifade etti.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan ve sivil toplum faaliyetleri kapsamında toplanan bağışların kullanımına ilişkin iddialar hakkında açıklamalarda bulundu. Gürlek, yürütülen adli soruşturmanın, devletin vatandaşların iyi niyetine ve emanetine sahip çıkma kararlılığını ortaya koyduğunu belirtti.
“Soruşturma Kurumlar Arası Güçlü Koordinasyonla İlerledi”
Akın Gürlek, soruşturmanın Adalet Bakanlığı ile İçişleri Bakanlığı arasındaki güçlü koordinasyon sayesinde yürütüldüğünü ifade ederek, “Söz konusu soruşturma; Adalet Bakanlığımız ile İçişleri Bakanlığımız arasındaki güçlü koordinasyon, intikal eden şikâyet ve ihbarların İçişleri Bakanlığımıza bağlı birimlerce etkin biçimde araştırılması ve elde edilen bulguların adli makamlarla paylaşılması sayesinde ilerlemiştir.” dedi.
“Şeffaf ve Hesap Verebilir Sivil Toplum Kuruluşları En Büyük Zenginliklerimizdendir”
Afetler, krizler ve toplumsal dayanışma gerektiren dönemlerde devletle birlikte hareket eden sivil toplum kuruluşlarının önemine işaret eden Gürlek, “Şeffaf ve hesap verebilir sivil toplum kuruluşlarımız en büyük zenginliklerimizdendir. İyiliği çoğaltan, milletimizin yarasına merhem olan her girişimin yanında olduk, bundan sonra da yanında olmaya devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.
Bununla birlikte Gürlek, “Sivil toplum; hukuki denetimden kaçmanın, keyfîliğin veya milletimizin emanetini hesap vermeksizin yönetmenin kalkanı olamaz. Yardımlaşma duygusu istismar edilemez. Sivil toplum kuruluşları bakımından şeffaflık bir tercih veya lütuf değil, hukuki ve ahlaki bir zorunluluktur.” değerlendirmesinde bulundu.
“Hiç Kimse Kanunların ve Bağımsız Yargının Üzerinde Değildir”
Hukuk devletinde herkesin yargı önünde eşit olduğunu vurgulayan Gürlek, “Hukuk devletinde hiçbir makam, şöhret, unvan veya sosyal medya nüfuzu; kanunların ve bağımsız yargının üzerinde değildir. Bağış olarak toplanan her kuruşun nerede ve hangi amaçla kullanıldığının hesabı verilebilmelidir.” dedi.
Yargı süreçlerini ideolojik zemine taşımaya yönelik girişimlerin sonuç vermeyeceğini belirten Gürlek, “Türk yargısı; sosyal medyada oluşturulan suni gündemlere, etiket kampanyalarına veya algı operasyonlarına göre değil, somut delillere ve kanunlara göre hareket eder.” ifadelerini kullandı.
“Türk Yargısı Süreci Tüm Yönleriyle Aydınlatacaktır”
Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Hiç kimse peşinen suçlu ilan edilemeyeceği gibi hiç kimse de dokunulmaz değildir. Türk yargısı, bu süreci hiçbir şüpheye yer bırakmayacak bir titizlikle ve tüm yönleriyle aydınlatacaktır.” açıklamasını yaptı.
Vatandaşların iyi niyetle yaptığı bağışların korunacağını vurgulayan Gürlek, “İyi niyetle, dişinden tırnağından artırarak yapılan hiçbir bağışın zayi edilmesine veya şahsi menfaatler uğruna kullanılmasına göz yumulmayacaktır. Milletimizin güvenini istismar eden her türlü eylemin karşısında hukuk içinde ve kararlılıkla durulacaktır.” dedi.
Açıklamasının sonunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde ilgili kurumlarla koordinasyon içinde çalışmayı sürdüreceklerini belirten Gürlek, kamu düzeninin korunması, sivil toplum alanında şeffaflığın ve hesap verebilirliğin güçlendirilmesi ile milletin emanetine sahip çıkma iradesinden taviz verilmeyeceğini kaydetti.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0