DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Güç insanı değiştirmek zorunda değildir, güç ile erdem bir arada olabilir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TBMM Genel Kurulu'nda Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada devlet yönetiminde adalet, erdem ve vicdanın önemine dikkat çekti. Marcus Aurelius, Hz. Ömer, Hz. Ali ve Peygamber Efendimizin yönetim anlayışlarından örnekler veren Karal, yöneticilerin gücü bir üstünlük değil emanet olarak görmesi gerektiğini vurguladı.

Haz 26, 2026 - 08:54
 0  0
DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Karal: “Güç insanı değiştirmek zorunda değildir, güç ile erdem bir arada olabilir”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TBMM Genel Kurulu'nda Emniyet Teşkilatına ve basına yönelik düzenlemeleri de içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi üzerine Yeni Yol Grubu adına yaptığı konuşmada, kanun teklifinin maddelerinin yanı sıra devlet yönetiminin temel ilkelerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Karal, yöneticilerin en büyük sınavının sahip oldukları gücü nasıl kullandıkları olduğunu ifade etti.

"Tarihin En Büyük Sınavı Güç Sınavıdır"

Hasan Karal, tarih boyunca yetkinin çoğu zaman kibir ve adaletsizlikle birlikte anıldığını belirterek, "Yetki arttıkça kibir artmış, güç arttıkça adalet zayıflamış, makam büyüdükçe vicdan ne yazık ki küçülmüştür." ifadelerini kullandı. Devlet yönetiminde asıl ölçünün gücü adalet ve ahlak çerçevesinde kullanabilmek olduğunu söyledi.

"Marcus Aurelius'u Farklı Kılan Gücü Yönetebilmesiydi"

Roma İmparatoru Marcus Aurelius'un yönetim anlayışına değinen Karal, "Bir insanın asıl başarısı başkalarını yönetebilmesi midir yoksa kendi nefsini yönetebilmesi midir?" sözleriyle gerçek liderliğin makamdan değil karakterden beslendiğini dile getirdi. Marcus Aurelius'u tarihte farklı kılan unsurun geniş bir imparatorluğu yönetmesi değil, sahip olduğu gücü ahlak ve adaletle yönetebilmesi olduğunu ifade etti.

"Bizim Medeniyetimiz Bunun Cevabını Asırlar Önce Vermiştir"

Karal, İslam medeniyetinin yönetim anlayışına da dikkat çekerek Hz. Ömer'in "Fırat'ın kıyısında bir kuzuyu kurt kapsa hesabı Ömer'den sorulur." sözünün yöneticilikte sorumluluk bilincini ortaya koyduğunu belirtti. Hz. Ali'nin Malik Eşter'e gönderdiği mektuptaki "İnsanlar ya dinde kardeşin ya da yaratılışta eşindir." ifadesini hatırlatan Karal, adaletin insanları kimlikleriyle değil insan olmalarıyla değerlendirebilmek olduğunu vurguladı.

"Gerçek Güç Affedebilmektir"

Marcus Aurelius'un kendisine ihanet eden komutanına karşı intikam yerine adaleti tercih ettiğini anlatan Karal, bu yaklaşımın Mekke'nin Fethi sırasında Peygamber Efendisinin ortaya koyduğu yüksek ahlak anlayışıyla örtüştüğünü söyledi. Karal, "Gerçek güç intikam almak değil affedebilmektir. Gerçek güç insanların gönlünü kazanabilmektir. Devletleri ayakta tutan şey adalet duygusudur. Vatandaşın devlete duyduğu güvendir. Yönetenlerin emanete sadakatidir." dedi.

Konuşmasının sonunda Karal, "Markus Avrelyus'un yaklaşık iki bin yıl önce bıraktığı miras da, Hz. Ömer'in, Hz. Ali'nin ve Peygamber Efendimizin insanlığa gösterdiği yol da bize aynı hakikati göstermiştir. Güç ile erdem, güç ile ahlak bir arada olabilir. Güç insanı değiştirmek zorunda değildir. Her koşulda, her makamda erdemli kalmak mümkündür. Adaletten ayrılmadan yönetmek, yetkiyi bir üstünlük vesilesi değil bir emanet olarak görmek mümkündür." ifadelerini kullandı.


Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0