İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi: “Dezenformasyonla mücadele milli güvenlik meselesidir”
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Ankara’da düzenlenen “Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi” tanıtım programında dezenformasyonun kamu düzeni, toplumsal huzur ve milli güvenliği doğrudan ilgilendirdiğini belirtti. Çiftçi, rehberle mülki idare amirlerinin dijital iletişiminin güvenli, kurumsal ve devlet ciddiyetine uygun standartlarda yürütülmesinin hedeflendiğini açıkladı.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile İçişleri Bakanlığı işbirliğinde hazırlanan “Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi”, Ankara’da gerçekleştirilen tanıtım programıyla kamuoyuna sunuldu. “Dijital Çağda Kamu İletişimi” panelinin de düzenlendiği programa katılan İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, dijitalleşmenin kamu yönetimine sunduğu imkânların yanı sıra dezenformasyon ve siber tehditlerin oluşturduğu risklere ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Çiftçi, dezenformasyonla mücadelenin yalnızca iletişim alanının konusu olarak değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Dezenformasyonla mücadele aynı zamanda kamu düzenimizi, toplumsal huzurumuzu ve milli güvenliğimizi doğrudan ilgilendiren temel ve öncelikli bir meseledir.” dedi.
“KAMU İLETİŞİMİ MİLLET İRADESİNİ YÖNETİME TAŞIYAN BİR KÖPRÜDÜR”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ortaya koyduğu Türkiye Yüzyılı vizyonunun hayata geçirilmesinde iletişimin önemli bir yere sahip olduğunu kaydeden Çiftçi, devlet yönetiminde insanı merkeze alan anlayışa işaret etti.
Çiftçi, “Medeniyetimiz, Yusuf Has Hâcib’in ‘kendi menfaatini düşünme, halkın menfaatini düşün’ anlayışından, Şeyh Edebâli’nin ‘insanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturuna uzanan ve insanı merkeze alan köklü bir devlet geleneğine sahiptir.” ifadelerini kullandı.
Kamu iletişimi mekanizmalarının geçirdiği dönüşüme değinen Çiftçi, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesini devraldığı dönemde vatandaş ile yönetim arasındaki mesafeyi azaltmayı esas alan bir yaklaşım ortaya koyduğunu söyledi.
Çiftçi, “O dönemde ortaya konulan vizyon; vatandaş ile yönetim arasındaki mesafeyi ortadan kaldırmayı, milletimizin talep, beklenti ve sorunlarını herhangi bir aracıya ihtiyaç duymadan doğrudan yönetime iletebilmesini esas alıyordu.” dedi.
Bu yaklaşımın kamu iletişiminde yeni bir yapı oluşturduğunu belirten Çiftçi, “Böylece kamu iletişimi, yalnızca vatandaşın sesini dinleyen bir mekanizma olmaktan çıkarak millet iradesini yönetim süreçlerine taşıyan güçlü bir köprü haline gelmiştir. Bu vizyon daha sonra BİMER’le kurumsal bir yapıya kavuşmuş, CİMER’le birlikte ise çok daha kapsamlı ve güçlü bir devlet-vatandaş iletişim modeline dönüşmüştür.” ifadelerini kullandı.
“DEZENFORMASYON KAMU DÜZENİNİ VE MİLLİ GÜVENLİĞİ İLGİLENDİRİR”
Dijitalleşmenin afet anlarında uyarı yapılması, kriz dönemlerinde kamuoyunun bilgilendirilmesi ve vatandaşların taleplerinin anlık olarak takip edilmesi açısından önemli imkânlar sağladığını belirten Çiftçi, aynı teknolojilerin dezenformasyon açısından yeni tehditler oluşturduğuna dikkati çekti.
Deepfake videolar, sahte ses kayıtları, organize sosyal medya şebekeleri ve manipülatif içeriklerin hakikat ile yanlış bilgi arasındaki sınırı zorladığını ifade eden Çiftçi; afetler, terör hadiseleri, asayiş olayları ve düzensiz göç gibi alanlarda yanlış bilginin ciddi sonuçlara yol açabileceğini vurguladı.
Çiftçi, bu nedenle dezenformasyonla mücadelenin kamu düzeni, toplumsal huzur ve milli güvenlik açısından temel ve öncelikli bir mesele olduğunu kaydetti.
“DİJİTAL MECRALARDA KURUMSAL TEDBİRLER ZORUNLUDUR”
Kamu kurumları ile yöneticilerin sosyal medya hesaplarının güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirten Çiftçi, iki aşamalı doğrulama yöntemlerinin kullanılması, hesaplara ilişkin yetkilendirme süreçlerinin doğru belirlenmesi ve siber tehditlere karşı kurumsal tedbirlerin uygulanması gerektiğini ifade etti.
Hazırlanan sosyal medya rehberinin bu yaklaşımın somut bir karşılığı olduğunu dile getiren Çiftçi, “Mülki İdare Amirlerine Yönelik Sosyal Medya Rehberi’ni bu anlayışın somut bir tezahürü olarak görüyoruz. Bu rehberin de yardımıyla, mülki amirlerimizin dijital mecralardaki iletişimini daha güvenli, kurumsal bir standart içerisinde ve devlet ciddiyetine yakışır biçimde gerçekleştirmesini hedefliyoruz.” açıklamasında bulundu.
Rehberin kamu iletişiminde ortak bir yaklaşım geliştirmesine katkı sağlamasının amaçlandığını belirten Çiftçi, “Bu rehber; kamu iletişiminin daha şeffaf ve etkin yürütülmesine, kriz anında kamu otoritesinin güvenilir ilk kaynak olma işlevine, dezenformasyonla mücadelede koordinasyon sağlamaya ve güvenli iletişim konusunda bilinç geliştirmeye hizmet edecektir.” dedi.
“HAKİKAT YALANDAN, GÜVEN MANİPÜLASYONDAN GÜÇLÜ OLACAKTIR”
Konuşmasında Âl-i İmrân Suresi’nin 159. ayetine atıfta bulunan Çiftçi, yönetim anlayışında dinleme, istişare ve toplumla bağ kurmanın önemine değindi.
Dijital çağın şartlarının iletişim politikalarının da güçlendirilmesini zorunlu hale getirdiğini belirten Çiftçi, “Türkiye Yüzyılını inşa ederken, iletişim anlayışımızı da dijital çağın şartlarına göre daha güçlü hale getirmek zorundayız.” ifadelerini kullandı.
Çiftçi, sözlerini “Bizler devletimiz ve milletimiz için samimiyetle çalıştığımızda biliyoruz ki hakikat yalandan güçlü olacaktır. Güven çarpıtmadan güçlü olacaktır. Milletimizin iradesi algoritmaların ve dijital operasyonların üzerinde olacaktır.” şeklinde sürdürdü.
İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, rehberin hazırlanması ve panelin gerçekleştirilmesinde görev alan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek konuşmasını tamamladı.
“KAMU İLETİŞİMİ DEVLET YÖNETİMİNİN TAMAMLAYICI UNSURLARINDAN BİRİSİ”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da programdaki konuşmasında dijital dönüşümün yalnızca teknolojik bir yenilenme olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Duran, yaşanan sürecin insanların bilgi, hakikat ve çevreleriyle ilişkilerini yeniden şekillendiren tarihî bir dönüşüm olduğunu ifade etti.
Dijital dönüşümün devlet-vatandaş ilişkisini de değiştirdiğini belirten Duran, “Elbette bu köklü değişim devlet-vatandaş ilişkisini de dönüştürüyor. Geldiğimiz noktada devletler artık sadece fiziki sınırlarını değil, dijital varlıklarını ve bilgi güvenlikleri ile hakikat alanlarını da korumak zorundadır.” dedi.
Günümüzde devletlerin gücünün yalnızca ekonomik kapasite veya teknolojik üstünlük üzerinden değerlendirilemeyeceğini kaydeden Duran, “Asıl güç doğru bilgiyi üretebilme, güvenilir bilgiye sahip olabilme ve toplumla güven esasına dayalı bir iletişim kurabilme kabiliyetidir. Elbette toplumun verilerinin korunması ve işlenmesi de buna dahildir.” ifadelerini kullandı.
Duran, kamu iletişiminin devlet yönetimindeki konumuna ilişkin olarak da “Tam da bu nedenlerle kamu iletişimi devlet yönetiminin tamamlayıcı unsurlarından ve stratejik sütunlarından birisi olarak görünmektedir.” değerlendirmesinde bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0