İYİ Parti Sözcüsü Buğra Kavuncu: “Seçim tarihi yokken ittifak söylentilerinin çıkması anlamsız”
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında seçim ittifakı tartışmalarından Terörsüz Türkiye sürecine, yeni anayasa iddialarından eğitime, gazilerin taleplerinden İsrail’in Suriye’deki saldırısına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi.
İYİ Parti Sözcüsü, Parlamento ile İlişkiler Başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu, partisinin Başkanlık Divanı Toplantısı devam ederken İYİ Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Kavuncu, gündemdeki ittifak tartışmaları, Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreç, TBMM’de kabul edilen çerçeve yasa, Abdullah Öcalan’a ilişkin iddialar, yeni anayasa tartışmaları, eğitim sistemi, gazilerin talepleri ve dış politikaya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Seçim tarihi yokken ittifak söylentilerinin çıkması anlamsız”
Seçim ittifaklarına ilişkin haberleri değerlendiren Kavuncu, henüz ortada bir seçim tarihi bulunmadığını belirterek İYİ Parti’nin dahil edildiği ittifak iddialarına itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Kavuncu, “Ortada bir seçim tarihi yokken şimdiden birtakım ittifak söylentilerinin çıkıyor olması anlamsız ve faydasızdır. Şu aşamada bizi dahil edecek şekilde çıkan seçim ittifakına dair haberlere itibar edilmemesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyoruz.” dedi.
Siyasette görüşmelerin zamanı geldiğinde yapılabileceğini kaydeden Kavuncu, “Elbette ki siyasette oturulur, konuşulur. Zamanı geldiğinde bunlar olur ancak Türkiye'nin şu anda çok daha önemli meseleleri var. İYİ Partimiz milletimiz ve ülkemiz uğruna, milletimizin de talepleri doğrultusunda zamanı geldiğinde gerekeni yapacaktır.” ifadelerini kullandı.
“Teröristler için bir araya gelindi”
Terörsüz Türkiye adıyla yürütülen süreci de değerlendiren Kavuncu, şiddet ve terör üzerinden yürütülen tartışmalara tepki gösterdi. TBMM kapanmadan önce kabul edilen çerçeve yasaya değinen Kavuncu, siyasi partilerin farklı toplumsal kesimlerin sorunlarında aynı yaklaşımı göstermediğini savundu.
Kavuncu, “Şiddeti meşru görenlerin, şiddete başvurup can alanları kutsayanların; kimin ülkede huzur ve barış istediği, kimin istemediği konusunda bir otorite gibi davranması yüzsüzlüktür.” dedi.
Çerçeve yasaya ilişkin eleştirilerini sürdüren Kavuncu, “Her konuda birbirine giren, memleket meseleleri yerine kavgayı tercih edenlerin bu çerçeve yasa konusunda nasıl bir araya gelebildiğini gördük. Emekliler için, gençler için, işçiler için, memurlar için bir araya gelemediler. Peki kim için bir araya gelindi? Maalesef teröristler için bir araya gelindi.” ifadelerini kullandı.
Çerçeve yasaya destek verenlere soru
Söz konusu düzenlemenin gerekçelerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, yasanın yalnızca PKK’nın silah bırakıp bırakmamasıyla ilgili olmadığını savundu.
Kavuncu, “Mesela ‘PKK'nın silah bırakmasına nasıl hayır diyeceğiz’ deniyor. İyi de önümüze gelen yasa ‘PKK silah bıraksın mı, bırakmasın mı’ sorusunu içeren bir yasa değil ki. Gelen yasa bu yürütülmekte olan sürecin, partizanlaşmış bürokrasiye devridir.” diye konuştu.
Kavuncu, yasaya destek verenlere yönelik olarak, “Yasaya evet diyenler, yasaya hayır diyenleri kandan beslenmekle suçlarken, şu soruya nasıl cevap verecekler inanın çok merak ediyorum: Bu yasanın devamı geldiğinde, kurulan tuzağı görüp de hayır diyecek olurlarsa bugün söyledikleri gibi onlar da kandan mı beslenmiş olacaklar?” ifadelerini kullandı.
“Bunlara cesaret veren AK Parti ve MHP ittifakıdır”
Abdullah Öcalan’ın parafladığı bir metnin TBMM’ye getirildiğini öne süren Kavuncu, çerçeve yasanın Meclis’teki görüşülme sürecini de eleştirdi.
Kavuncu, “Bu utanmazlık AK Parti iktidarı döneminde yaşandı. Acele bir şekilde koşturdular. Sabahlara kadar o komisyonu çalıştırdılar. Her şeyi tek bir güne, 18 saat içine sıkıştırdılar. ‘Cumhuriyet tarihinin en önemli yasası’ diye tanımladıkları bu çerçeve yasayı, daha doğru dürüst milletvekillerinin görmediği bir şekilde Meclis’ten geçirdiler.” dedi.
Yasanın görüşüldüğü dönemde madencilik işçileri ile gazilerin de hak talepleriyle meydanlarda bulunduğunu söyleyen Kavuncu, PKK’nın 15 Ağustos 1984’te gerçekleştirdiği ilk saldırının yıl dönümünde yapılan etkinlikleri de eleştirdi.
Kavuncu, “Pişmanlık yok, hata kabullenmek gibi bir durum yok. Bunlara cesaret veren de AK Parti ve Milliyetçi Hareket Partisi ittifakıdır. Türkiye'yi getirdikleri nokta işte tam olarak budur.” şeklinde konuştu.
“Öcalan’ın statüsü konusunda millete açıklama yapmak zorundasınız”
DEM Partili Pervin Buldan’ın Abdullah Öcalan’ın silahsızlanma ve siyasallaşma kapsamında oluşturulacağı belirtilen bir kurulda yer alabileceğine ilişkin açıklamasını hatırlatan Kavuncu, iktidar cephesinden söz konusu iddialara ilişkin bir yalanlama gelmediğini söyledi.
Kavuncu, “Peki iktidar cephesinden, devletten bir açıklama var mı? Yok. Bir yalanlama var mı? Yok. Bir düzeltme var mı? Yok. Demek ki böyle bir yetki tanınacak gibi bir durum ortaya çıkıyor.” ifadelerini kullandı.
Öcalan’ın devlet tarafından meşru bir aktör olarak tanındığını ileri süren Kavuncu, “Terör örgütü elebaşı devlet tarafından meşru bir aktör olarak tanınıyor ve bir kurulda kendisine yer verilmesi konuşuluyor.” dedi.
İktidara sürecin ayrıntılarını kamuoyuyla paylaşma çağrısı yapan Kavuncu, “Bu konuyu millete şeffaf bir şekilde açıklamak zorundasınız. Milletten gizli saklı iş yaptığınız artık yetti. Milletten gerçekleri gizlediğiniz artık yetti. Artık millete bir açıklama yapmak mecburiyetindesiniz.” şeklinde konuştu.
Kavuncu, “Bu sürecin sonu Öcalan'a tanınacak statü müdür? Öcalan'a özgürlük müdür? Öcalan'ın bütün Kürtlerin temsilcisi gibi sunulması mıdır? Öcalan'ın bir barış elçisine benzetilerek kamuoyuna sunulması mıdır? Gerçek amaç açıklanmalı ve ortaya koyulmalıdır.” ifadelerini kullandı.
“Dağa çıkmak bizim lügatımızda yok”
Yürütülen sürece ilişkin eleştirileri nedeniyle “Beğenmiyorsanız dağlar sizi bekliyor” şeklinde tepkilerle karşılaştıklarını söyleyen Kavuncu, İYİ Parti’nin hukuk ve demokrasi çerçevesinde siyaset yapmaya devam edeceğini belirtti.
Kavuncu, “Dağa çıkmak bizim lügatımızda yok. Biz, hukuk ve demokrasi çerçevesinde konuştuk hep. Böyle de hareket etmeye devam edeceğiz. Dağa çıkmakla sorun çözmeye çalışmak bizim işimiz değil. Bütün Türkiye bunun kimin işi olduğunu gayet net olarak biliyor.” dedi.
Kavuncu, “Terörü bir yöntem olarak meşrulaştırmak da aslında kendilerinin ideolojisi. Dağa çıkmayı biz değil, siz iyi bilirsiniz.” ifadelerini kullandı.
“Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin ve yeni anayasanın hesapları var”
Siyasi sürecin yeni anayasa tartışmalarıyla bağlantılı olduğunu ileri süren Kavuncu, “Burada tek adamların ittifakı vardır. Parlamento ve demokrasi tanımayanların ittifakı vardır.” dedi.
Kavuncu, “Burada Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yeniden seçilmesinin ve yeni anayasanın hesapları var.” ifadelerini kullandı.
Milli Eğitim Bakanlığına etkinlik tepkisi
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından okullara gönderildiğini belirttiği yazıda yeni eğitim öğretim yılının ilk haftasında bazı etkinliklerin planlandığını aktaran Kavuncu, etkinliklerin içeriğinin açıklanmasını istedi.
Kavuncu, “Ne etkinliği gerçekleştireceksiniz? Yayınladığınız genelgeye dayanarak bunu soruyorum. Nedir bu etkinlikler? Mesela ‘teröristler nasıl affedilir’ bunun temsilini mi yaptıracaksınız? Okullarda yerli ve milli terörist haftası mı kutlayacaksınız? ‘Üniter devleti nasıl yıkarız’ mı? Bunu mu öğreteceksiniz okullarda?” diye konuştu.
Bakanlığın eğitim sistemindeki sorunlara odaklanması gerektiğini belirten Kavuncu, “Okullar açılacak, eğitim sistemi ne durumda? Asıl odaklanmanız gereken konuya odaklanın. Atanamayan öğretmenler ne olacak, onunla ilgilenin. Eğitim eşitsizliği nasıl çözülecek, kafanızı ona yorun. İşin özü, işinizi yapın.” dedi
“Anayasa’nın ilk dört maddesine yönelik bir hamle geleceği gözüküyor”
Abdullah Öcalan’ın İmralı’dan yaptığı açıklamalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Kavuncu, Anayasa’nın 66’ncı maddesi ile ilk dört maddesine yönelik değişiklik girişiminde bulunulabileceğini ileri sürdü.
Kavuncu, “Bu ifadelerden açıkça şunu görüyoruz: 66’ncı maddenin ve buraya yönelik bir hamlenin muhakkak geleceği, hatta ilk dört maddeye yönelik de bir müdahalenin geleceği çok net olarak gözükmekte.” ifadelerini kullandı.
Kavuncu, “Cumhurbaşkanı Erdoğan'a ömür boyu başkanlık, yeni anayasa ve karşılığında da oluşan bir pazarlık masasının kurulduğunu çok net olarak görüyoruz.” dedi.
Gazilerin özlük hakları talebine destek
Emsal özlük hakları talebiyle eylem yapan er şehit aileleri ve gazilere destek veren Kavuncu, taleplerin diyalog yoluyla ele alınması gerektiğini belirtti.
Kavuncu, “Dinlemek varken, anlamak varken, konuşmak varken, yardımcı olmak varken gazileri sokaklarda perişan edenlere yazıklar olsun.” şeklinde konuştu.
İsrail’in Suriye’deki saldırısını değerlendirdi
İsrail’in Suriye’de bir havalimanına gerçekleştirdiği saldırıya da değinen Kavuncu, bölgedeki gelişmeleri yakından takip ettiklerini söyledi.
Kavuncu, “İsrail'in seçim konjonktüründe olmasından kaynaklanan taşkınlıklarını hassasiyetle takip ediyoruz. İsrail'in ülkemiz için bir tehdit oluşturduğunu söyleyenlerin, Netanyahu'nun emellerine hizmet ettiklerini de hatırlatmak isteriz.” dedi.
Suriye yönetimine de çağrıda bulunan Kavuncu, “Suriye'deki yönetime de Türkiye'nin güvenlik kaygılarına kulak vermesini ve egemenliklerine gölge düşürmemelerini bekliyoruz.” ifadelerini kullandı.
Buğra Kavuncu, basın toplantısının devamında ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulundu.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0