Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba: “Sendikacılık Sömürü ve Sermayenin Önündeki Emek Barikatıdır”

HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı Öz Büro İş Sendikasının 5. Olağan Genel Kurulu, Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde gerçekleştirildi. Genel Başkan Baki Gülbaba'nın sendikal sisteme yönelik eleştirileri, 2027 toplu sözleşme mesajları ve yeni dönem projeleri genel kurula damga vurdu. Siyasetçi ve sendikacı Agâh Kafkas'ın divan başkanlığını yürüttüğü kongrede sendika genel başkanları ve siyasi parti temsilcileri söz aldı. Cumhur Haber Ajansının özel röportajlarının da yer aldığı genel kurul, seçimlerin ardından Gülbaba'nın yeni döneme ilişkin açıklamalarıyla tamamlandı.

Ekim 17, 2026 - 17:33
 0  0
Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba: “Sendikacılık Sömürü ve Sermayenin Önündeki Emek Barikatıdır”

HAK-İŞ Konfederasyonuna bağlı Öz Büro İş Sendikasının 5. Olağan Genel Kurulu, 17 Ekim 2026 Cumartesi günü Ankara'nın Kızılcahamam ilçesinde, Çam Otel'de düzenlendi. “Mutlu Emek Büyük Türkiye” temasıyla gerçekleştirilen genel kurulda çalışma hayatının sorunları, taşeron işçilerin kadroya geçiş süreci, sendikal örgütlenme, toplu iş sözleşmeleri, ekonomik koşullar ve yeni dönem hedefleri kapsamlı biçimde ele alındı.

Siyasetçi ve sendikacı Agâh Kafkas'ın divan başkanlığını üstlendiği kongreye HAK-İŞ'e bağlı sendikaların genel başkanları ve yöneticileri, siyasi parti temsilcileri, delegeler ve sendika üyeleri katıldı.

Genel kurul boyunca yapılan konuşmalarda sendikal dayanışma öne çıkarken, Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba'nın sendikal sistemin işleyişine yönelik eleştirileri ve çalışma hayatına ilişkin reform çağrıları toplantının önemli gündem maddelerini oluşturdu.

Cumhur Haber Ajansı da genel kurulu yerinde takip ederek konuşmaları kayıt altına aldı. Ajansın Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı, siyasetçi ve sendikacı Agâh Kafkas ile Öz Sağlık-İş Genel Başkanı Devlet Sert'le özel röportajlar gerçekleştirdi.

Baki Gülbaba: “Biz Sendikayız, Emeğin Sendikasıyız”

Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba, genel kurulun açılış konuşmasında geride kalan dört yıllık çalışma dönemini değerlendirdi.

Sendikal mücadeleyi bir yaşam tarzı olarak gördüklerini belirten Gülbaba, divan başkanı Agâh Kafkas'ın sözlerinden etkilendiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Biz sendikal hareketi ya da emek hareketini bir yaşam tarzı, bir yaşama sebebi olarak gördüğümüz için Sayın Divan Başkanımızın kıymetli sözleri beni bir hayli duygulandırdı.”

Dört yıllık süreçte üyelerin hakları için mücadele ettiklerini vurgulayan Gülbaba, “Her anı mücadele dolu bir dört yıl daha geride bıraktık. Birlikte yürüdük, birlikte direndik, birlikte sevindik, birlikte üzüldük. Emeğin çıkarı neyi gerektiriyorsa bir an bile tereddüt etmeden onu yaptık. Hiç eğilmedik, hiç bükülmedik ve hiç vazgeçmedik.” dedi.

Sendikanın sürekli mücadele eden bir kurum olarak değerlendirilmesinden rahatsız olmadıklarını belirten Gülbaba, şu ifadeleri kullandı:

“Biz sendikayız. Sadece sendikayız. Baştan sona sendikayız. Emeğin sendikasıyız biz. Emeğe dost olan herkes bizim dostumuz, emeğe düşman olan herkes de bizim hasmımızdır.”

Öz Büro İş'in haksızlık karşısında sessiz kalmayacağını vurgulayan Gülbaba, sendikanın yaklaşık 50 bin üyesinin ortaya koyduğu mücadeleyi selamladı.

“Sendikacılık Sömürü ve Sermayenin Önündeki Emek Barikatıdır”

Baki Gülbaba, Türkiye'deki sendikal yapıya ilişkin değerlendirmesinde örgütlenme sorunlarının yanı sıra sendikacılık anlayışının da sorgulanması gerektiğini dile getirdi.

“Bu kürsü emeğin kürsüsü. Bizim hayatımızın tam odak noktasında emek var. Sendika emeğin örgütlü gücüdür. Sendikacılık da bir meslek falan değildir. Sendika başka hiç kimsenin değil, emeğin örgütüdür.”

Gülbaba, sendikacılığın ekonomik ve siyasi güç odakları karşısında çalışanları koruyan bir mücadele alanı olduğunu belirterek şöyle devam etti:

“Sendikacılık sömürü ve sermayenin önündeki emek barikatının adıdır. Sendikacılık hayata emek penceresinden bakanların emek davasının adıdır. Sendikacılık lafla, afrayla tafrayla değil; ruhla, vicdanla ve akılla yapılan mücadelenin adıdır.”

Sendikal hareketin kendi içindeki sorunları görmesi gerektiğini ifade eden Gülbaba, “Emek hareketinin başarısına engeli dışarıda aramayın. Bize en büyük zararı içimizdeki bukalemunlar vermektedir.” dedi.

Gülbaba, sendikal hareketin mevcut durumunu da eleştirerek, “Sendikal hareket hastadır. İlacı ise sorumluluk ve örgütlülük bilincidir.” ifadelerini kullandı.

Taşeron İşçilerin Kadroya Geçişi: “Bir Beyaz Devrim Gerçekleşmiştir”

Türkiye'deki sendikalaşma oranlarına dikkat çeken Gülbaba, sigortalı çalışanların yaklaşık yüzde 13'ünün sendikalı olduğunu, toplu iş sözleşmesinden yararlanma oranının ise yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunduğunu belirtti.

Taşeron işçilerin kadroya geçişini sendikal hareketin önemli kazanımlarından biri olarak değerlendiren Gülbaba, şöyle konuştu:

“Türk sendikacılığının son dönemde en büyük örgütlenme başarısı, taşeron işçilerin sorununun çözümü yönünde verilen mücadelenin sonucunda bu alanda gerçekleştirdiği büyük örgütlenmedir. Bir tarih yazılmıştır, bir beyaz devrim gerçekleşmiştir.”

Gülbaba, 2 Nisan 2018'deki kadroya geçiş sürecindeki katkıları nedeniyle divan başkanı Agâh Kafkas'a teşekkür etti.

“Üye Benim, Taslağı Ben Hazırlıyorum Ama Masada Ben Yokum”

Genel kurulda kamu toplu iş sözleşmelerinin işleyişine yönelik eleştiriler de geniş yer tuttu.

Baki Gülbaba, Kamu Çerçeve Protokolü'nün mevcut uygulanma biçiminin yetkili sendikaların müzakere gücünü sınırlandırdığını savundu.

“Kamu Çerçeve Protokolü, başlı başına başarılı bir toplu iş sözleşmesinin önündeki en büyük engeldir.”

Toplu sözleşmelerin doğrudan yetkili sendikalarla müzakere edilmesi gerektiğini belirten Gülbaba, şu sözlerle itirazını dile getirdi:

“Toplu sözleşmelerin tepeden inme ve yetkisiz kimselerle değil, sendikalarla açık müzakereler yoluyla imzalanması gerekiyor.”

Gülbaba, yaklaşık 50 bin üyeli bir sendikanın genel başkanı olmasına rağmen kamu toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde doğrudan yer alamadığını belirterek şöyle konuştu:

“Üye benim üyem, taslağı ben hazırlıyorum, hesabı ben veriyorum ama masada ben yokum.”

Toplu sözleşmelerin yalnızca ücret artışlarına indirgenemeyeceğini de vurgulayan Gülbaba, görüşmelerin sağlıklı veriler ve ekonomik gerçeklikler üzerinden yürütülmesini istedi.

Yüksek Hakem Kurulunun sözleşme kararlarını da eleştiren Gülbaba, kararların enflasyon, yaşam pahalılığı ve sektörel koşullarla uyumlu olması gerektiğini ifade etti.

“Örgütlenmenin Önündeki En Büyük Engel Yasal Mevzuattır”

Baki Gülbaba, özel sektörde sendikal örgütlenmenin önündeki engelleri de gündeme getirdi.

Kayıt dışı istihdamın sendikalaşmayı olumsuz etkilediğini belirten Gülbaba, yetki tespitlerine karşı açılan davaların uzun sürmesini eleştirdi.

“İşveren mahkemeye gidiyor ve mahkeme iki ile ikinin dört ettiğine ancak üç senede karar veriyor.”

Gülbaba, bu süreçte işçilerin sendikasız ve güvencesiz çalışmaya devam ettiğini belirterek, “En büyük engel ne yazık ki yasal mevzuattır arkadaşlar.” dedi.

Robotik teknolojiler ve yapay zekânın çalışma hayatında yeni bir dönem başlattığını ifade eden Gülbaba, sendikaların bu dönüşüme hazırlıklı olması gerektiğini de sözlerine ekledi.

Aidat Açıklaması: “Yüzde 40'a İndireceğiz”

Üyelerine sağladıkları hizmetlere değinen Gülbaba, Öz Büro İş Sendikasının 2019 yılından bu yana yüzde 50 aidat oranı uyguladığını söyledi.

Ferdi kaza sigortası, hayat sigortası, sağlık kontrolü hizmetleri ve sosyal destek fonunun sendika üyelerine sunulduğunu belirten Gülbaba, diğer sendikalara da çağrıda bulundu:

“Bizim işkolumuzdaki diğerleri, eğer aldıkları yüksek aidatı bizim seviyemize düşürdüklerinde, yani yüzde 50 yaptıklarında, Öz Büro İş Sendikası aidatı yüzde 40'a indirecek.”

Gülbaba, sendikanın Emek Akademisi, misafirhane ve eğitim tesisleri gibi yatırımlarının da devam ettiğini açıkladı.

Gazze ve Filistin'e Dayanışma Mesajı

Genel kurul konuşmasında Filistin'e de yer veren Gülbaba, Gazze'deki sivillere yönelik dayanışma mesajı verdi.

“Yüreğimizin kanayan yarasıdır Filistin.”

Gülbaba, Gazze'deki çocuklara ve kadınlara selam göndererek, “Yaşasın özgür Filistin.” ifadelerini kullandı.

Sendikanın Gazze'deki yetim çocuklara yönelik destek çalışmalarından da söz etti.

Devlet Sert: “2018 Tarihi Bizim İçin Bir Milattır”

Genel kurulda konuşan Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert, HAK-İŞ'in taşeron işçilerin sendikal örgütlenmesinde yürüttüğü mücadeleyi değerlendirdi.

Sert, taşeron işçilerin sendikalı olmasının önünde ciddi engeller bulunduğu dönemde HAK-İŞ'e bağlı sendikaların sahada görev üstlendiğini belirtti.

“Taşeronluk mücadelesi zor bir süreç. O dönemde HAK-İŞ ve HAK-İŞ'e bağlı sendikalarımızın sahada olması, 400 binin üzerinde taşeron emekçisini sendikalı yapması güzel bir adımdı.”

Kadro düzenlemesini tarihî bir gelişme olarak nitelendiren Sert, “2018 tarihi bizim için bir milattır.” dedi.

Sert, kadroya geçiş sürecindeki iradesi nedeniyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a teşekkür etti.

HAK-İŞ'e bağlı sendikaların büyümesinin konfederasyonun genel gücünü artıracağını belirten Sert, şu ifadeleri kullandı:

“Öz Sağlık-İş'in büyümesi HAK-İŞ'in büyümesi, Öz Büro İş'in büyümesi HAK-İŞ'in büyümesi demektir.”

“Kamu Çerçeve Protokolüne Kökten Çözüm Bulunmalı”

Devlet Sert, kamu toplu iş sözleşmelerindeki sorunların çözümü için sendikalar ve konfederasyonların ortak hareket etmesi gerektiğini belirtti.

“Kökten bir çözüm bulunacak. Bütün konfederasyonlar bu işe el atacak, sendikalar el atacak.”

Sert, Öz Büro İş'in üniversiteler ve hastanelerdeki örgütlenme çalışmalarına destek vereceklerini de açıkladı.

Yeni teknolojilerin sendikacılığı değiştirdiğini ifade eden Sert, “Eski kalıplardan sıyrılmazsak olduğumuz yerde sayarız.” sözleriyle dönüşüm çağrısında bulundu.

Agâh Kafkas: “HAK-İŞ Bir Haysiyet Mücadelesinin Adıdır”

Genel kurulun divan başkanlığını yürüten siyasetçi ve sendikacı Agâh Kafkas, sendikal hareketin tarihine ve emek mücadelesinin toplumsal önemine dikkat çekti.

Kafkas, sendikacılığın insan hayatına doğrudan dokunan bir mücadele olduğunu vurguladı.

Genel kurulda verilen birlik ve beraberlik mesajlarından duyduğu memnuniyeti dile getiren Kafkas, HAK-İŞ çatısı altındaki sendikaların ortak hareket etmesinin önemine işaret etti.

Baki Gülbaba'nın konuşmasını değerlendiren Kafkas, çalışma hayatının geleceğinin yalnızca mevcut sorunlarla değil, yeni ekonomik ve teknolojik koşullarla birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.

Rafi Ay: “50 Bin Üye İnşallah 500 Bin Olacak”

Öz İplik-İş Sendikası Genel Başkanı Rafi Ay, Baki Gülbaba ile yıllar önce Tekirdağ'da başlattıkları taşeron işçilerin örgütlenme çalışmalarını hatırlattı.

“İlk taşeron örgütlenmesinde Baki Bey'le ben ve ekibim orada ilk mücadeleyi başlattık. O mücadele ilk kıvılcımdı. Bugün bunun büyük bir aleve döndüğünü görüyorum.”

Öz Büro İş'in üye sayısının daha da artacağına inandığını belirten Ay, “50 bin, inşallah 500 bin olacak.” dedi.

Özel sektörde örgütlenmenin zorluklarına dikkat çeken Ay, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Biz sendikayız, biz sendikacıyız. Her zaman mücadele edeceğiz. Bana göre emeğin abisi de hamisi de mücadeledir.”

Semih Aydıner: “Sözleşme Farklarının Yattığı Gün Bir Üyemiz Vefat Etti”

Öz İletişim-İş Sendikası Genel Başkanı Av. Semih Aydıner, toplu iş sözleşmelerinin gecikmesinin çalışanlar açısından doğurduğu sorunları anlattı.

Bir üyelerinin aylarca toplu sözleşme farklarını beklediğini aktaran Aydıner, şu ifadeleri kullandı:

“Sözleşme imzalanıp farkların yattığı gün bir tane üyemiz vefat etti. Dokuz ay boyunca adam bu parayı almak için bekledi.”

Toplu sözleşme süreçlerinin hızlandırılması gerektiğini vurgulayan Aydıner, çağrı merkezlerinde işkolu sınıflandırmaları nedeniyle yaşanan örgütlenme sorunlarına da değindi.

HAK-İŞ bünyesindeki dayanışmanın önemini anlatan Aydıner, “HAK-İŞ bir anahtar. Biz bir işyerine girmek için o anahtarı kullanıyoruz.” dedi.

Öz Büro İş delegelerine seslenen Aydıner, Baki Gülbaba için de “Başkanınız gerçekten iyi bir sendikacı. Başkanınıza sahip çıkın, arkasında sımsıkı, çelik gibi durun.” ifadelerini kullandı.

Ömer Yılmaz'dan Baki Gülbaba'ya Kürsüde Özür

Öz Güven-Sen Sendikası Genel Başkanı Ömer Yılmaz, genel kurul konuşmasında geçmişte yaşanan bir konu nedeniyle Baki Gülbaba'dan özür diledi.

“Geçmişte Baki ağabeye bir yanlışımız oldu. Sizin huzurunuzda özür diliyorum.”

Yılmaz, bu durum nedeniyle mahcubiyet duyduğunu ifade ederek özrünün kabul edilmesini temenni etti.

Taşeron işçilerin kadroya geçişine ilişkin düzenlemelerin sendikalara etkisine de değinen Yılmaz, genel kurulun HAK-İŞ camiasına hayırlı olmasını diledi.

Ramazan Gülpolat: “İyi Ki Tanımışım, İyi Ki Beraber Yol Almışız”

Öz Gıda-İş Sendikası Genel Başkanı Ramazan Gülpolat, Abdülbaki Gülbaba ile 2004 yılına dayanan çalışma arkadaşlığını anlattı.

İlk toplu iş sözleşmesi süreçlerinden birini Gülbaba ile birlikte yürüttüğünü söyleyen Gülpolat, “İyi ki tanımışım, iyi ki beraber yol almışız. İyi ki bizim büyüğümüz olmuş, iyi ki başkanımız olmuş.” dedi.

Gülpolat, Gülbaba'nın 22 yıllık sendikal mücadelesine dikkat çekerek yeni çalışma döneminde başarılar diledi.

Ahmet Eroğlu: “Bu Hayat Bir Ezan ile Bir Sela Arasında Geçen Süre”

Öz Finans-İş Sendikası Genel Başkanı Ahmet Eroğlu, konuşmasında sendikal sorumluluk ve hesap verebilirlik üzerinde durdu.

İnsan hayatının geçiciliğine değinen Eroğlu, “Bu hayat, bir ezan ve bir sela arasında geçen süre.” sözlerini kullandı.

Eroğlu, insanın hayatı boyunca yaptıklarını bir deftere yazmaya benzeterek sendikacılığın da vicdan ve sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gerektiğini anlattı.

Genel kurulların yöneticiler açısından hesap verme niteliği taşıdığını belirten Eroğlu, Baki Gülbaba ve yönetimi için delegelere şu soruları yöneltti:

“Ben şimdi soruyorum, Baki Bey ve ekibini nasıl bilirdiniz? Hakkınızı helal eder misiniz?”

Bayram Altun: “İyi Olmak Kolaydır, Zor Olan Adil Olmaktır”

Öz Çelik-İş Sendikası Genel Başkan Yardımcısı Bayram Altun, konuşmasında adalet, iyilik ve umut kavramlarını öne çıkardı.

Sezai Karakoç'un “Kötülükleri bitiremeyiz ama iyilikleri çoğaltabiliriz.” sözünü hatırlatan Altun, Victor Hugo'ya atfedilen “İyi olmak kolaydır, zor olan adil olmaktır.” ifadesine de yer verdi.

Altun, sendikal mücadelede adaletin ve dayanışmanın korunmasının önemine işaret ederek Öz Büro İş Sendikasının yeni döneminin hayırlı olmasını diledi.

Mehmet Keskin: “Yalan Konuşmayacağız, Doğruları Savunacağız”

OLEYİS Sendikası Genel Başkanı Mehmet Keskin, sendikal faaliyetlerde dürüstlük ve temsilcilik sorumluluğuna dikkat çekti.

“Biz yalan konuşmayacağız, doğruları söyleyeceğiz, doğruları savunacağız.”

İşyeri sendika temsilcilerinin çalışanlarla doğrudan iletişim kurduğunu belirten Keskin, temsilcilerin toplu iş sözleşmesi hükümlerine hâkim olması gerektiğini ifade etti.

“Bizlerin toplu iş sözleşmelerine hâkim olması gerekmekte.”

Keskin, üyelerin çalışma koşulları ve sözleşme haklarıyla ilgili sorularını cevaplamanın temsilcilerin temel görevleri arasında bulunduğunu belirtti.

Baki Gülbaba ile taşeron işçilerin örgütlenmesi sırasında yürüttükleri ortak çalışmaları da hatırlatan Keskin, HAK-İŞ'e bağlı sendikaların birbirlerini desteklemesi gerektiğini vurguladı.

Sezai Ballı: “Emeğin Kazandığı Yerde Teşekkür Etmek Gerekir”

Medya-İş Sendikası Genel Başkanı Sezai Ballı, taşeron işçilerin kadroya geçişi sonrasında sendikaların üye yapılarında yaşanan değişiklikleri değerlendirdi.

“Emeğin kazandığı yerde, işçinin kazandığı yerde, hakkın kazandığı yerde teşekkür etmek gerekir.”

Eskişehir Anadolu Üniversitesinde görev yapan yaklaşık 300 üyelerinin Öz Büro İş Sendikasına geçtiğini anlatan Ballı, sendikaların üye sayılarından önce işçilerin kazanımlarına önem vermesi gerektiğini belirtti.

Ballı, emek mücadelesinde kurumsal rekabetin çalışanların haklarının önüne geçmemesi gerektiğini ifade etti.

Önder Avcı: “Savaşlara Hizmet Etmeyeceğiz, Filistin'e Silah Taşımayacağız”

Liman-İş Sendikası Genel Başkanı Önder Avcı, Gazze'de yaşanan gelişmeler ve uluslararası liman işçilerinin dayanışma faaliyetleri hakkında konuştu.

“Savaşlara hizmet etmeyeceğiz, Filistin'e silah taşımayacağız.”

Türkiye ve Yunanistan'daki sendikaların ortak eylemlerine değinen Avcı, Filistin halkıyla dayanışma amacıyla yürütülen çalışmaların farklı ülkelere yayıldığını belirtti.

Avcı, dayanışma hareketinin altı ülkede yaklaşık 40 limana ulaştığını ifade ederek 30 Ekim için yeni bir iş durdurma eylemi planlandığını açıkladı.

Sendikal mücadelede kararlılığın önemine dikkat çeken Avcı, “Kaybettiğinizde değil, vazgeçtiğinizde yenilirsiniz.” sözlerini kullandı.

Kemal Girgin: “Güçlü Sendikalar Güçlü Türkiye Demektir”

İYİ Parti Sendikalardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Kemal Girgin, genel kurulda çalışma hayatında adalet, örgütlenme özgürlüğü ve sendikal haklara ilişkin açıklamalarda bulundu.

Güçlü çalışanların ve güçlü sendikaların ülkenin geleceği açısından önem taşıdığını belirten Girgin, işçi ve işveren arasındaki güç dengesinin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

10-11 Ekim tarihlerinde gerçekleştirilen emek çalıştayına değinen Girgin, çalışma hayatındaki sorunları bir futbol sahasındaki eşitsiz koşullara benzetti.

Girgin, yasal düzenlemelerde işçiler aleyhine olduğunu düşündükleri eşitsizliklerin giderilmesi için çağrıda bulundu.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun selamlarını ileten Girgin, sendikalarla diyalog ve ortak çözüm arayışlarının sürdürüleceğini belirtti.

Fahrettin Kütükçü: “Bu Kongreler Helalleşme ve Hesaplaşma Yerleridir”

Öz Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Fahrettin Kütükçü, sendika genel kurullarının yöneticiler açısından taşıdığı sorumluluk üzerinde durdu.

“Bu kongreler helalleşme yerleridir, hesaplaşma yerleridir. Buraya geldiğimizde geçmiş dört yılın hesabı yapılır, yapılan çalışmalar anlatılır.”

Kütükçü, sendika yöneticilerinin geride kalan dönemde yaptıkları çalışmaları delegelere sunmaları ve yeni dönem için üyelerinin takdirine başvurmaları gerektiğini söyledi.

Kendi sendikasının genel kurulunu da yakın zamanda gerçekleştirdiğini belirten Kütükçü, hesap verebilirliğin sendikal yönetimin temel unsurlarından biri olduğunu ifade etti.

Cumhur Haber Ajansına Özel Röportaj: Agâh Kafkas'tan Sendikacılık ve Siyaset Değerlendirmesi

Genel kurulda divan başkanlığı yapan siyasetçi ve sendikacı Agâh Kafkas, Cumhur Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı'nın sorularını yanıtladı.

Sendikacılığa 17 yılını verdiğini belirten Kafkas, bu dönemin hayatında özel bir yere sahip olduğunu söyledi:

“Ben 17 sene sendikacılık yaptım. İbadet eder gibi yaptım. O günleri hep özlerim.”

Kafkas, sendikacılığın çalışanların yalnızca ekonomik koşullarını değil, ailelerinin ve çocuklarının geleceğini de etkilediğini ifade etti.

“Sendikacılık çok kutsal bir iş, çok haysiyetli bir iş. İnsana direkt dokunur.”

HAK-İŞ bünyesinde edindiği deneyimin siyasi hayatına katkısını da değerlendiren Kafkas, “Siyasetteki başarımda HAK-İŞ'te aldığım terbiyenin payı var.” dedi.

HAK-İŞ'in dünya sendikal hareketinde farklı bir yaklaşım ortaya koyduğunu savunan Kafkas, şu ifadeleri kullandı:

“HAK-İŞ bir haysiyet mücadelesinin adıdır.”

“HAK-İŞ dünya sendikal hareketinde özgün bir modeldir.”

Kafkas, sendikaların değişen ekonomik ve teknolojik koşullara hazırlıklı olması gerektiğini belirterek, “Dünya sendikal hareketinin HAK-İŞ vizyonuna ihtiyacı var.” değerlendirmesinde bulundu.

Öz Büro İş Genel Başkanı Baki Gülbaba'nın genel kurul konuşmasını da değerlendiren Kafkas, konuşmanın çalışma hayatının geleceğine yönelik bilimsel ve akademik yönüne dikkat çekti.

Genel kurul boyunca farklı sendikaların genel başkanlarından gelen dayanışma mesajlarını memnuniyetle karşıladığını ifade eden Kafkas, HAK-İŞ'in geleceğine ilişkin umutlu olduğunu söyledi.

Cumhur Haber Ajansına Özel Röportaj: Devlet Sert'ten Birlik ve Büyüme Mesajı

Cumhur Haber Ajansı Ankara Temsilcisi Serdar Nalcı'nın özel röportaj yaptığı bir diğer isim ise Öz Sağlık-İş Sendikası Genel Başkanı Devlet Sert oldu.

Genel kurulda ortaya çıkan birlik ve dayanışma tablosunu değerlendiren Sert, Öz Büro İş'in yaklaşık 50 bin üyeye ulaşmasını önemli bir gelişme olarak nitelendirdi.

“Bugün o tabloyu burada gördük. Birlik beraberlik mesajları gerçekten bizi de mutlu etti.”

Sert, genel kurulların sendikalar açısından geçmiş dönemin değerlendirilmesi ve gelecek dönemin planlanması bakımından önem taşıdığını söyledi.

“Öz Büro İş Sendikamız büyüyen bir sendika.”

HAK-İŞ'e bağlı sendikaların ortak hareket etmesinin örgütlenme çalışmalarını güçlendireceğini belirten Sert, şu ifadeleri kullandı:

“HAK-İŞ'e bağlı tüm sendikalarımız birlik ve beraberlik içerisinde hareket ederse büyüme noktasında da birbirlerine katkı sunacaklardır.”

Öz Sağlık-İş'in sağlık ve sosyal hizmetler alanındaki örgütlenmesine değinen Sert, üniversite hastaneleriyle büro işkolundaki çalışma alanlarında Öz Büro İş ile yapılacak iş birliğinin önemini vurguladı.

Sert, sendikaların birbirlerinin faaliyetlerini desteklemesinin çalışanların örgütlenmesine ve HAK-İŞ'in büyümesine katkıda bulunacağını belirtti.

Seçimlerin Ardından Baki Gülbaba'dan Zafer Konuşması

Öz Büro İş Sendikasının 5. Olağan Genel Kurulunda gerçekleştirilen seçimlerde tek listeyle seçime gidildi. Baki Gülbaba, seçimlerin ardından kürsüye çıkarak delegelere ve sendika üyelerine hitap etti.

Seçime katılan listenin seçildiğini açıklayan Gülbaba, yeni dönemde görev üstlenecek yöneticilere başarılar diledi.

Genel kurulun yalnızca bir seçim değil, sendikanın geleceğine yön veren bir buluşma olduğunu vurgulayan Gülbaba, sendikal mücadelenin kişilerden ve görevlerden daha önemli olduğunu ifade etti.

“Bizim için makamların, unvanların, koltukların hiç ama hiçbir önemi yok.”

Yönetim organlarında görev alanlarla diğer üyeler arasında ayrım yapmadıklarını belirten Gülbaba, sendikanın yaklaşık 50 bin kişilik bir emek ailesi olduğunu söyledi.

“Biz büyük bir emek ailesiyiz.”

Gülbaba, sendikanın dört yıllık çalışma döneminde yürütülen faaliyetler için yöneticilere, şube başkanlarına, temsilcilere ve tüm çalışanlara teşekkür etti.

“2027 Toplu Sözleşmelerinde Mücadelemizin Sonuçlarını Almak Üzereyiz”

Seçim sonrası konuşmasında 2027 yılı kamu toplu iş sözleşmelerine değinen Gülbaba, uzun süredir devam eden sorunların çözümü konusunda umutlu olduklarını açıkladı.

“Kamu toplu iş sözleşmeleri için yıllardan beri verdiğimiz mücadelenin sonuçlarını almak üzere olduğumuzu düşünüyorum. İnşallah yanılmayız.”

Gülbaba, işveren sendikası, bakanlık ve hükümet düzeyinde süreçlerin tıkandığını savunarak değişimin gerekli olduğunu belirtti.

“Bu tıkanıklığın açılmasının zamanının geldiğini düşünüyoruz.”

Gülbaba, 2027 yılı toplu iş sözleşmeleri öncesinde yaşanacak gelişmelerin çalışma hayatı açısından önem taşıdığını ifade etti.

Üyelere Özel Dayanışma Sandığı ve Finansal Destek Projesi

Baki Gülbaba'nın final konuşmasında açıkladığı yeni dönem hedeflerinden biri de sendika üyelerine yönelik dayanışma ve yardımlaşma sandığı oldu.

Genel kurulda kabul edilen tüzük düzenlemeleriyle yeni projelerin önünün açıldığını belirten Gülbaba, şöyle konuştu:

“Biz bir dayanışma ve yardımlaşma sandığı kurmak istiyoruz sendika olarak. Bunun yetkisini bugün sizden aldık.”

Gülbaba, kurulması hedeflenen yapının üyelerin finansal ihtiyaçlarına destek olabilecek bir sistem olarak tasarlandığını söyledi.

“Kredi ihtiyacı olan bütün üyelerimizin o ihtiyacını giderebilecekleri adeta bir banka, gerçekten banka.”

Dünyada benzer uygulamaların bulunduğunu belirten Gülbaba, projenin hayata geçirilmesi için çalışmalar yapılacağını, ancak henüz kesinleşmiş bir uygulama olmadığını ifade etti.

Sendika kaynaklarının üyelerin geleceği için kullanıldığını vurgulayan Gülbaba, “Biz üyelerimizin ve sendikamızın geleceği adına yatırımlar yapıyoruz.” dedi.

Yeşilovacık'ta Eğitim ve Tatil Tesisi

Genel kurulun ardından yeni dönem yatırımlarına ilişkin bilgi veren Gülbaba, Mersin'in Yeşilovacık bölgesinde satın alınan eğitim tesisinin teslim alınacağını açıkladı.

Tesisin hem eğitim faaliyetlerine hem de üyelerin tatil ihtiyaçlarına hizmet etmesinin planlandığını belirten Gülbaba, şu ifadeleri kullandı:

“Biz orada durmayacağız. Biz yürüyüşümüze devam edeceğiz.”

Gülbaba, eğitim tesisinde sendika üyelerine yönelik seminerler düzenleneceğini, üyelerin aynı zamanda tatil yapma imkânına kavuşacağını söyledi.

Emek Akademisi bünyesindeki misafirhanenin hizmete açıldığını da aktaran Gülbaba, üyelerden alınan olumlu geri dönüşlerin kendilerini memnun ettiğini ifade etti.

Sendikanın sosyal destek, eğitim, sağlık kontrolü ve konaklama hizmetlerine yönelik çalışmalarının devam edeceğini belirtti.

“Emek Bizim, Hak Bizim, Yarınlar Bizim”

Genel kurulun kapanışında yeni seçilen yönetim, denetim ve disiplin kurulları ile üst kurul delegelerinin sorumluluklarına dikkat çeken Baki Gülbaba, sendikanın yalnızca yönetim kurulundan ibaret olmadığını vurguladı.

“Sendika sadece beş kişiden oluşmuyor.”

Gülbaba, yeni dönemde üstlenilen görevlerin üyelerin haklarını koruma sorumluluğu taşıdığını belirterek çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.

“Hiç endişeniz olmasın, yapılması gerekeni yapmaya devam edeceğiz.”

Sendikanın bütün çalışanlarına ve delegelerine teşekkür eden Gülbaba, genel kurulu şu sözlerle tamamladı:

“Emek bizim, hak bizim, yarınlar bizim. Yarınlar sizin olsun, gününüz kutlu olsun, geleceğiniz aydınlık olsun.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0