Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç: “Fon kriziyle çalınan para 980 milyar liradan fazladır”
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında fon krizinden enflasyona, Türkiye’nin Ortadoğu politikasından Soma’daki maden faciasına kadar gündemdeki başlıkları değerlendirdi. Kılıç, “Vatandaşımızın Meclis'ten beklentisi çok açık: Adalet istiyor, güven istiyor, geçim derdine çözüm istiyor.” dedi.
Saadet Partisi Antalya Milletvekili Şerafettin Kılıç, 6 Ekim 2026 tarihinde TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 28. Dönem 5. Yasama Yılı'nın açılışı dolayısıyla gündemdeki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kılıç, vatandaşların ekonomik sorunlardan adalete kadar birçok alanda Meclis'ten çözüm beklediğini belirterek, “Vatandaşımızın Meclis'ten beklentisi çok açık: Adalet istiyor, güven istiyor, geçim derdine çözüm istiyor.” ifadelerini kullandı.
“980 Milyar Lira ile Emekliye, Öğrenciye ve Çiftçiye Destek Verilebilirdi”
Sermaye Piyasası Kurulu kararlarıyla 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye sürecine alınmasını gündeme taşıyan Kılıç, finans piyasalarındaki gelişmeleri denetim mekanizmaları üzerinden eleştirdi.
Kılıç, “Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinde mesele yalnızca finans piyasalarında yaşanan bir sorun değildir. Mesele, vatandaşın yıllarca çalışarak biriktirdiği parasını güvenerek emanet ettiği bir sistemin ne kadar sağlıklı denetlendiğidir.” dedi.
Fon krizinde ortaya çıkan kayba ilişkin değerlendirmede bulunan Kılıç, “Bakınız, fon kriziyle çalınan para 980 milyar liradan fazladır.” ifadesini kullandı.
Kılıç, söz konusu tutarın farklı toplumsal kesimlere sağlanabilecek desteklerle karşılaştırmasını yaparak, “Bu para ile 12 milyon emeklinin her birine 80 bin lira ikramiye dağıtılabilirdi. 3 milyon 714 bin örgün üniversite öğrencimizin her birine 263 bin lira burs verilebilirdi. ÇKS’ye kayıtlı 2 milyon 363 bin çiftçimizin her birine 415 bin lira destek dağıtılabilirdi. Bu para, tarımsal destekler için belirlenen 168 milyar liranın 5 katından fazladır.” diye konuştu.
İktidarın ekonomi politikalarını da eleştiren Kılıç, “Biz emekli, öğrenci, çiftçi dediğimizde iktidar kaynak yok diyor. Kaynakların nereye gittiği, kimleri zengin ettiği açıkça ortadadır.” ifadelerini kullandı.
AK Parti içerisinde de yaşanan gelişmelerden rahatsızlık duyan isimler bulunduğunu ileri süren Kılıç, “AK Parti içerisinde yönetici, milletvekili çoğu kimsenin bundan oldukça rahatsız olduğunu da biliyoruz. Haklı özeleştiri yapan bir milletvekili arkadaşımız bir gün sonra özür dilemek zorunda bırakıldı. Böyle büyük bir vurgunda dahi özeleştiriye tahammül edilemiyorsa, sistem çökmüş demektir.” dedi.
“Hayat Pahalılığını Küçültemezsiniz”
Enflasyon verilerini de değerlendiren Kılıç, açıklanan rakamlarla vatandaşın günlük yaşamında karşılaştığı fiyat artışları arasında fark bulunduğunu savundu.
Kılıç, “Enflasyon yüzde 30’un altına indi diye milletin önüne başarı tablosu koyuyorlar. TÜİK yüzde 29,73 diyor, ENAG yüzde 46,61 diyor. TÜİK’in kendi verilerinde bile 12 aylık ortalama enflasyon yüzde 31,49. Konut, elektrik, doğalgaz ve ulaştırma gibi temel giderlerdeki artışlar ise çok daha yüksek.” ifadelerini kullandı.
Fon krizinin yatırımcıların varlıkları üzerindeki etkisinin tüketici enflasyonu rakamlarında görülmediğini belirten Kılıç, “Üstelik fon krizinde yüz binlerce yatırımcının yaşadığı servet ve varlık kayıpları TÜFE’nin ölçtüğü enflasyonun içinde yer almıyor. Yani vatandaşın cebindeki paranın ne kadar eridiğini bu enflasyon rakamlarından göremiyoruz.” dedi.
Kılıç, ekonomik göstergelerin vatandaşın yaşadığı koşullarla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Rakamları kâğıt üzerinde küçültebilirsiniz ama milletin yaşadığı hayat pahalılığını küçültemezsiniz. Bizim istediğimiz, enflasyonun tabloda değil, vatandaşın cebinde düşmesidir.” diye konuştu.
“Bütün Bölgesel Adımlarda Gazze Bundan Ne Kazanıyor Diye Sormalıyız”
Ortadoğu'daki gelişmeler ile Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında kurulduğunu belirttiği Mekke İttifakı'nı değerlendiren Kılıç, Türkiye'nin dış politikada bağımsız bir çizgi izlemesi gerektiğini söyledi.
Kılıç, “Ortadoğu’da mesele sadece İran veya Gazze meselesi değildir; bölgenin geleceğinin kimin hesabına göre şekillendirildiği meselesidir. Amerika Birleşik Devletleri yıllardır İsrail’in güvenliğini merkeze alan bir politika yürütüyor. Türkiye’nin dış politikası ‘Amerika ne der?’ diye değil, ‘Türkiye’nin ve bölgenin menfaati nedir?’ diye şekillenmelidir.” ifadelerini kullandı.
Bölgesel ittifakların sonuçları üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Kılıç, “Mekke İttifakı konusunda siyasette niyete değil, sonuca bakılır. Bugün Gazze ve Filistin yalnız bırakılıyor.” dedi.
Türkiye'nin bölgedeki adımlarında Gazze'nin durumunun dikkate alınması gerektiğini belirten Kılıç, “Türkiye’nin bütün bölgesel adımlarını şu soruyla değerlendirmesi gerekir: Bu adım Gazze’nin elini güçlendiriyor mu, yoksa Gazze’yi daha da yalnız mı bırakıyor? Müslüman ülkeler birbirinin zayıflamasından değil, birbirinin güçlenmesinden yana olmalıdır.” diye konuştu.
“Soma'da Yaşananları Yalnızca Maden Kazası Diyerek Geçiştiremeyiz”
Soma’da meydana gelen ve 5 madencinin hayatını kaybettiği maden faciasına da değinen Kılıç, iş sağlığı ve güvenliği alanındaki denetimlerin önemine dikkati çekti.
Kılıç, “Geçtiğimiz gün Soma'da meydana gelen maden faciasında 5 madencimizi kaybettik. Tamamen hüsnüniyetle ‘iş kazası’ diyoruz, fakat ne yazık ki bunların çoğu ağır ihmallerden kaynaklanan cinayetlerdir.” ifadelerini kullandı.
Madenlerde meydana gelen faciaların önlenmesine yönelik tedbirlerin artırılması gerektiğini belirten Kılıç, “Soma'da yaşananları yalnızca ‘maden kazası’ diyerek geçiştiremeyiz. Teknoloji çağında ülkemizde hâlen maden facialarının yaşanıyor olması üzüntü vericidir.” dedi.
Kılıç, kamu otoritesinin sorumluluğunun kazaların ardından yapılacak incelemelerle sınırlı olmadığını vurgulayarak, “Devletin görevi yalnızca facia olduktan sonra sorumlu aramak değil, facianın hiç yaşanmamasını sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0