Ulusal Güvenlik ve Stratejik İletişim Uzmanı Umut Metehan Avcı: “Devlet durmaz, akar sözü siyasi polemiğe kurban edilmemeli”

Ulusal Güvenlik ve Stratejik İletişim Uzmanı Umut Metehan Avcı, MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın “Devlet durmaz, akar” sözleri üzerinden yürütülen tartışmaları değerlendirdi. İfadenin devlet ile iktidarı özdeşleştiren bir hukuk tanımı olmadığını belirten Avcı, sözün Türk-İslam medeniyet tasavvuru, devletin sürekliliği ve değişen şartlara uyum kabiliyeti çerçevesinde ele alınması gerektiğini söyledi.

Ekim 6, 2026 - 13:57
 0  0
Ulusal Güvenlik ve Stratejik İletişim Uzmanı Umut Metehan Avcı: “Devlet durmaz, akar sözü siyasi polemiğe kurban edilmemeli”


Ulusal Güvenlik ve Stratejik İletişim Uzmanı Umut Metehan Avcı, MİT Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın’ın “Batı’da ‘state’ durmaktır; bizde ‘devlet’ ‘devele’den gelir. Devlet durmaz, akar.” sözleri üzerinden yürütülen tartışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Avcı, Kalın’ın ifadelerinin bağlamından koparılarak siyasi tartışmanın konusu hâline getirildiğini savundu.

Kalın’ın sözlerinin bir hukuk tanımı olarak değil, Türk-İslam medeniyet tasavvurunun dinamizmine işaret eden düşünsel bir çerçevede değerlendirilmesi gerektiğini belirten Avcı, devletin sürekliliği ile dinamizminin birbirinin karşıtı olmadığını ifade etti.

“DEVLETİN SÜREKLİLİĞİ İLE DİNAMİZMİ BİRBİRİNİN KARŞITI DEĞİLDİR”

“Devlet” kelimesinin Arapça “devle/dawla” kelimesinden Türkçeye geçtiğini ve “d-v-l” köküyle ilişkili olduğunu belirten Avcı, bu kökün dönmek, değişmek, el değiştirmek, nöbetleşmek ve tedavül etmek gibi anlam alanlarına sahip olduğunu kaydetti.

Kalın’ın “devlet durmaz, akar” ifadesinin rastgele kurulmuş bir kelime oyunu olarak değerlendirilemeyeceğini söyleyen Avcı, “Buradaki akış, devletin birilerinin şahsi mülkü olduğu anlamına gelmez. Burada anlatılan, tarih, iktidar, tecrübe, kurum ve medeniyet birikiminin hareket hâlinde olmasıdır. Devletin sürekliliği ile devletin dinamizmi birbirinin karşıtı değildir.” dedi.

“ETİMOLOJİ, KELİMENİN KÖKENİNİ AÇIKLAR; KURUMUN BÜTÜN MAHİYETİNİ DEĞİL”

Kalın’ın sözlerine yönelik eleştirilerin bir bölümünde “devlet” kelimesinin etimolojik anlamı ile modern hukuk düzenindeki devlet kavramının birbirine karıştırıldığını savunan Avcı, “Devlet kelimesinin kökünde tedavül fikrinin bulunması, bugünkü anayasal devletin elden ele geçen bir mülk olduğu anlamına gelmez.” ifadelerini kullandı.

Devlet ile iktidar arasındaki ayrımın korunması gerektiğini vurgulayan Avcı, şunları kaydetti:

“Devlet ile iktidarı birbirine karıştırmamak gerekir. İktidarlar değişir; devlet devam eder. Hükümetler değişir; devlet devam eder. Kadrolar değişir; devlet devam eder. Ancak devletin devam etmesi onun donmuş ve kendisini yenilemeyen bir yapı olduğu anlamına gelmez. Tam tersine, devletin kudreti değişen şartlar karşısında kendi sürekliliğini koruyarak hareket edebilmesidir. İbrahim Kalın’ın sözünün de bu çerçevede okunması gerekir.”

“MODERN OLMAKLA MEDENİ OLMAK AYNI ŞEY DEĞİLDİR”

Tartışmanın yalnızca “devlet” kelimesinin etimolojisi üzerinden yürütülmesinin asıl meseleyi gözden kaçırdığını belirten Avcı, Kalın’ın “Barbar, Modern, Medeni” eserindeki medeniyet tartışmasına da dikkati çekti.

Avcı, “Modern olmak başka, medeni olmak başkadır. Teknolojik gelişme, ekonomik güç veya askerî kapasite tek başına medeniyet oluşturmaz. Medeniyet aynı zamanda insan tasavvuru, adalet, ahlak, vicdan, hafıza, estetik ve gelecek fikridir. İbrahim Kalın’ın düşünce dünyasının önemli meselelerinden biri de tam olarak budur. Modernliği otomatik olarak medeniyetle eşitleyen anlayışın sorgulanması gerekir.” değerlendirmesinde bulundu.

Batı modernitesinin kendisini insanlığın tek ve nihai gelişme modeli olarak sunmasının tartışılabileceğini ifade eden Avcı, “Bilimsel ilerleme ahlaki üstünlük değildir. Teknolojik kapasite medeniyetin tek ölçüsü değildir. Maddi güç tek başına adalet üretmez. Biz kendi tarihî ve medeniyet birikimimiz üzerinden geleceğe ilişkin söz söyleme hakkına sahibiz.” dedi.

“AKAN İKTİDARDIR; DEVLETİN SÜREKLİLİĞİ BU AKIŞIN ÜZERİNDEDİR”

Avcı, Kalın’ın sözlerine yönelik temel eleştirilerden birinin devlet ile iktidarın özdeşleştirildiği varsayımından kaynaklandığını savunarak, “Akan iktidardır; devletin tarihî ve kurumsal sürekliliği ise bu akışın üzerinde devam eder.” ifadelerini kullandı.

İktidarın el değiştirmesinin devletin el değiştirmesi anlamına gelmediğini kaydeden Avcı, “Tam tersine, hukuk düzeni içerisinde iktidarların değişebilmesi devletin kurumsallaşmasının göstergesidir. Devletin dinamizmi ile devletin sürekliliği birbirinin düşmanı değildir. Devlet, kökleriyle bağını koruyarak yenilenebilir; kurumlarını geliştirerek güçlenebilir; çağın tehditlerine cevap verirken tarihî kimliğini muhafaza edebilir.” değerlendirmesini yaptı.

“DEVLETİN HAREKET KABİLİYETİ BİR GÜVENLİK MESELESİDİR”

Günümüzdeki güvenlik ortamının devletlerin değişen koşullara uyum kabiliyetini zorunlu hâle getirdiğini belirten Avcı, hibrit savaşlardan bilişsel operasyonlara, dijital propagandadan ekonomik baskılara kadar yeni nesil tehditlerin devletleri yalnızca fiziksel sınırları üzerinden hedef almadığını söyledi.

Avcı, güvenlik kavramının bilgi, ekonomi, kültür ve dijital alanları da kapsadığını belirterek, “Bugün devlet yalnızca sınırlarını koruyan bir yapı değildir. Bilgi alanında, dijital alanda, ekonomik alanda, kültürel alanda ve toplumun algı dünyasında da varlık göstermek zorundadır. Durmayan tehditlere karşı duran ama hareket edemeyen bir devlet anlayışı yeterli değildir.” dedi.

Devlet kurumlarının yeni tehditlere karşı kendilerini dönüştürebilmesinin ulusal güvenliğin parçası olduğunu ifade eden Avcı, “Devletin yeni tehditleri okuyabilmesi, kurumlarını dönüştürebilmesi ve milletin zihinsel bütünlüğünü koruyabilmesi artık ulusal güvenliğin ayrılmaz parçasıdır.” diye konuştu.

“KELİMEYİ ÇARPITMAK YERİNE DÜŞÜNCEYİ TARTIŞALIM”

Kalın’a yönelik değerlendirmelerin eleştiri sınırları içinde yürütülmesi gerektiğini belirten Avcı, bir cümlenin bağlamından koparılarak farklı bir düşüncenin konuşmacıya isnat edilmesinin doğru olmadığını savundu.

Avcı, “Bir düşünceye itiraz edilebilir. Bir akademisyenin veya devlet görevlisinin kullandığı kavramlar eleştirilebilir. Ancak bir cümleyi bağlamından koparıp söylemediği bir düşünceyi ona isnat etmek eleştiri değildir. İbrahim Kalın ‘devlet kişilerin mülküdür’ demiyor. ‘Devlet hukuk dışıdır’ demiyor. ‘Devlet iktidarla özdeştir’ demiyor. Söylediği, devlet anlayışımızın durağan değil, dinamik bir tarih ve medeniyet tasavvuru taşıdığıdır.” ifadelerini kullandı.

Kalın’ın “Devlet durmaz, akar” sözünün siyasi polemiğin ötesinde düşünsel bağlamıyla tartışılması gerektiğini belirten Avcı, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Devlet yalnızca duran bir yapı değildir; milletin tarihini geleceğe taşıyan iradedir. İktidarlar değişir, dönemler değişir, dünya değişir; fakat devlet kendisini yenileyerek yürümeye devam eder. İbrahim Kalın’ın ‘Devlet durmaz, akar’ sözü siyasi polemiğe kurban edilmemeli; Türkiye’nin kendi medeniyet kodları üzerinden düşünme iradesinin bir ifadesi olarak okunmalıdır. Devlet durmaz. Devlet akar. Çünkü medeniyet, hareketten vazgeçtiği gün tarihe dönüşür.”

Tepkiniz Nedir?

Beğen Beğen 0
Beğenmiyorum Beğenmiyorum 0
Aşk Aşk 0
Komik Komik 0
Öfkeli Öfkeli 0
Üzgün Üzgün 0
Vay Vay 0