YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel: “Fon krizi bir devlet krizidir, iktidar değiştiği gün 10 Ekim dosyası açılacak”
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Tren Garı önündeki 10 Ekim Katliamı’nın 11’inci yıl dönümü anmasına katıldı. Katliamın sorumlularının ortaya çıkarılması gerektiğini belirten Özel, fon krizine ilişkin iddialar, gazetecilere yönelik adli işlemler, Meclis’e sunulan kanun teklifi ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir üzerinden yönelttiği eleştiriler hakkında açıklamalarda bulundu. Özel, “Fon krizi bir devlet krizidir.” diyerek isim listesinin kamuoyuna açıklanmasını istedi.
YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Ankara Tren Garı önünde 10 Ekim Katliamı’nın 11’inci yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen anma törenine milletvekilleri, parti yöneticileri ve Ankara il örgütüyle birlikte katıldı. Törenin ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, katliamın yargı sürecinden fon krizine, gazetecilere yönelik işlemlerden parti içi tartışmalara kadar birçok konuda değerlendirmelerde bulundu.
“TÜRKİYE BÜYÜK BİR DEHŞET DÖNEMİ YAŞADI”
10 Ekim Katliamı’nın Türkiye tarihinin karanlık dönemlerinden birinde gerçekleştiğini belirten Özel, 7 Haziran seçimleri ile seçimlerin tekrarlandığı dönem arasında yaşanan olayların aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Özel, “7 Haziran’da iktidarın tek başına iktidarı kaybettiği günden seçimlerin tekrar edildiği güne kadar Türkiye’ye büyük bir kaos, bir terör dönemi, bir dehşet dönemi yaşatıldı. O dönemin karanlık sayfalarının teker teker açığa çıkarılması lazım.” dedi.
Katliamı gerçekleştiren IŞİD hücresinin Ankara’ya geliş sürecinde ciddi güvenlik ihmalleri bulunduğunu savunan Özel, kamu görevlilerinin sorumluluklarının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Özel, “Bir yıldır izlenen IŞİD hücresinin Ankara’ya kadar tek bir engelle, aramayla karşılaşmadan adeta önüne bir koridor açılarak geldiği ve daha sonraki resmi raporlarda bile en basit deyimi ile büyük bir ihmalin yaşandığı, adeta katliamın önünün açıldığı sürecin sorgulanması gerekiyor.” diye konuştu.
Mevcut iktidarın bu sürecin aydınlatılması yerine kamu görevlilerini koruduğunu ileri süren Özel, “Bu, bugünkü iktidarın tercihi. İktidar değiştiği gün açılacak ilk dosyalardan birisi, yapılacak ilk takiplerden birisi budur.” ifadelerini kullandı.
“KATLİAMIN İNSANLIĞA KARŞI SUÇ OLARAK YARGILANMASI GEREKİYOR”
10 Ekim Katliamı davasındaki hukuki sürece değinen Özel, zamanaşımı riskinin ortadan kaldırılması için katliamın insanlığa karşı suç kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Özel, “Bu katliama yönelik olarak zamanaşımının olmaması için bunun insanlığa karşı bir suç olarak kabul edilmesi ve yargılamanın öyle yapılması lazım.” dedi.
Yargıtay'ın bozma kararının ardından bir sanığa 101 kez müebbet hapis cezası verildiğini, ancak insanlığa karşı suç kapsamında yargılama yapılmadığını hatırlatan Özel, bu yaklaşımın ilerleyen yıllarda zamanaşımı tartışmalarına neden olabileceğini savundu.
Katliamın yaşandığı ilk günden itibaren ailelerin yanında olduklarını belirten Özel, “Biz ilk gün, olay olduğu anda buradaydık, üç gün boyunca Adli Tıp’taydık. Cenazelerdeydik, taziyelerdeydik. O günden bugüne de tüm mahkemelerdeyiz.” ifadelerini kullandı.
Özel, “Bu işin peşini bırakmamaya, bu büyük katliamın gerçek sorumlularının ortaya çıkmasına ve hesap vermesine kadar bu işin takipçisi olmaya devam edeceğiz. Hayatını kaybeden 104 kişinin hatırası önünde bir kez daha eğiliyoruz. Allah rahmet eylesin. Acımız ortak, mücadelemiz ortak. Sonuna kadar da yanlarında olmaya devam edeceğiz.” dedi.
“İKTİDARIN FON KRİZİ KONUSUNDA KİMYASI BOZULDU”
Gazetecilerin fon krizine ilişkin sorularını yanıtlayan Özel, iktidarın krize yönelik açıklamalarının YENİ Parti’yi hedef aldığını savundu.
Özel, “İktidarın fon krizi konusunda kimyası bozulmuştur. Fon krizi konusunda onları kimin rahatsız ettiği ortadadır. Dönüp dönüp YENİ Parti’yi hem kendisi hem partisinin sözcüsü sürekli ifade ediyorsa fon krizi meselesinde önlerindeki tehdit, onları rahatsız eden, mağdurları ve tüm kamunun hakkını savunanın YENİ Parti olduğunu teyit ediyor demektir.” ifadelerini kullandı.
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarını eleştiren Özel, gazetecilere yönelik adli işlemlerin siyasi baskı niteliği taşıdığını ileri sürdü.
Özel, “Çok açık bir şey söylediler, dediler ki ‘Biz bundan sonra hukuken ve siyaseten en üst mücadele ve alarm pozisyonundayız.’ O bunu dedikten sonra iki tane gazeteci tutuklandı. İki gazeteciye önce adli kontrol uygulandı, Türkiye uykudayken ışık hızıyla bu karara itiraz ettiler ve ev hapsine çevirdiler. Dört gazeteci özgürlüklerinden men edildi.” dedi.
Ömer Çelik ile fon krizi kapsamında adı geçen bir kişi arasında tatil bağlantısı bulunduğunu iddia eden Özel, bu konuda fotoğraf paylaşan gazetecinin adli işlemle karşı karşıya kaldığını söyledi.
Özel, “Olay gerçek, haber gerçek, fotoğraf gerçek ama milleti dolandıranlar değil bunu açığa çıkaranlar hapse konuluyor. En üst düzeyde hukuki mücadele diye bir parti sözcüsü nasıl söyler, ardından nasıl gazetecilere operasyon gelir? Bu elde bulunan kamu gücünün nasıl kötüye kullanıldığını gösteriyor.” ifadelerini kullandı.
“FON KRİZİ BİR DEVLET KRİZİDİR”
Fon krizine ilişkin soruşturmanın kapsamlı ve şeffaf yürütülmesi gerektiğini belirten Özel, kamuoyuna yansıyan para hareketleri ve bazı isimlere yönelik işlemler üzerinden iktidarı eleştirdi.
Özel, “Demokraside, hukuk devletinde tövbe kapısı diye bir şey mi var? Yani 17-25 Aralık’tan önce yapılanları, kendi yaptıklarını, o güne kadar bir hukuk devletinde olmayacak şekilde affa uğratıp, kendiliklerinden, sonrasını terör dönemi, terör örgütü, terör örgütüne yardım diye ortaya koyanlar şimdi de yeni bir hukuk düzeni koyuyorlar.” dedi.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın ifade verdiğine ilişkin açıklamaları da sorgulayan Özel, soruşturmalarda farklı kişilere farklı muamele yapıldığını ileri sürdü.
Özel, “Fatma Betül Sayan Kaya ifade verdi deniliyor, gören var mı? Girişini gören var mı? Çıkışını gören var mı? Böyle ikili hukuk sistemi olur mu?” diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a siyasi sorumluluk çağrısında bulunan Özel, “Fon krizi bir devlet krizidir. Bu işi Erdoğan yaptıysa derhal istifa etmeli, hesap vermelidir. Yok Erdoğan’ın burnunun dibindeki bakanları, genel başkan yardımcıları, bürokratları ve onun atadıkları yaptıysa yönetme kabiliyetini bırakmıştır, direkt sandık gelmelidir.” ifadelerini kullandı.
Özel, “Ya büyük bir dolandırıcılığın hamisidir ya da burnunun dibinde yapılan bu dolandırıcılığı fark etmeyecek kadar acz içindedir, yönetme kabiliyetini yitirmiştir.” değerlendirmesinde bulundu.
“LİSTEYİ MAHİNUR HANIM GÖRÜYORSA MİLLET NİYE GÖREMİYOR?”
Fon krizine ilişkin isim listesinin kamuoyuna açıklanması gerektiğini söyleyen Özel, doğrulanmamış listelerin dolaşıma sokulmasının mağduriyet oluşturduğunu belirtti.
Özel, “Bu isim listesi bir an önce yayınlanmalıdır. Bugün iktidara yakın köşe yazarları da yazıyor. Sürekli isimler sızdırılıyor, kimi doğru, kimi yanlış. Doğrunun öğrenilebilmesi için isim listesinin bir an önce yayınlanması lazım, herkes görsün.” dedi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın babasının isminin bir listeyle ilişkilendirilmesini değerlendiren Özel, isim benzerliği nedeniyle haksızlık yaşandığını ifade etti.
Özel, “Listeyi Mahinur Hanım check etmek için görüyorsa bu millet hesap sormak için niye görmüyor? Mahinur Hanım’ın babasının ellerinden öperim. Listeyi gizli tutanlar yüzünden ve sızdıranlar, hatta operasyonu sulandırmak isteyen Adalet Bakanlığı tarafından bu işler oluyor. Buna el koysunlar kardeşim. Listeyi açıklasınlar, bu iş bitsin.” diye konuştu.
Muhalefet mensuplarının ailelerine yönelik işlemleri hatırlatan Özel, Ekrem İmamoğlu’nun babası Hasan İmamoğlu’nun evinde yapılan aramaları örnek gösterdi.
Özel, “Onun evinin bahçesine gelip, ‘Senin oğlun hırsız, buraya para gömdü’ diye kazdılar bütün konu komşunun önünde. Evinin önündeki kuyuda para aradılar, altın aradılar herkesin gözünün önünde. O baba babaysa Mahinur Hanım’ın, buradaki Hasan Amca baba değil mi?” ifadelerini kullandı.
Bakan Göktaş’a çağrıda bulunan Özel, “Aile Bakanı olarak sadece babanız için değil bütün iftiraya, haksızlığa kurban giden babalar için, eşler için, okula gidip de ‘Senin baban hırsız mı?’ sorularına muhatap kalan küçücük masum çocuklar için harekete geçin bakalım.” dedi.
“ÖZLEM ZENGİN’İN YERİNE BAŞKASINI YOLLADILAR”
AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin ile AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler’in listenin açıklanmasına ilişkin farklı değerlendirmeleri sorulan Özel, iktidar partisinin kendi içinde tutarlı bir yaklaşım sergilemediğini savundu.
Özel, “Özlem Hanım bu sözü söyledikten sonraki Meclis oturumuna Özlem Hanım yerine bir başka Grup Başkanvekili yolladılar. Özlem Hanım nöbetçiydi o hafta. Bunun yanında Abdullah Güler’e yani ne yapalım, biz mi hakemlik edelim? Grup yönetimini toplasınlar, bir baksınlar.” ifadelerini kullandı.
455 bin kişilik veri içerisinde mağdurların ve sorumluların birbirinden ayrılması gerektiğini belirten Özel, “455 bin rakamının içinde çok büyük bir sayıda, belki 100 binlerce mağdur var. Belki birkaç yüz, belki bine yaklaşan fail var.” dedi.
Özel, Zengin’in talebinin tüm isimlerin değil, mağduriyetlere yol açtığı iddia edilen kişilerin açıklanmasına yönelik olduğunu savundu.
“Bu 455 bin kişiyi mağdur eden, iktidara yakın genel başkan yardımcıları, bakanlar, bakan yakınları, üst düzey bürokratlar, çeşitli bakanlıkların üst düzey bürokratları... Bu isimler açıklansın, hepimiz zan altında kalmaktan kurtulalım diyor.” ifadelerini kullanan Özel, listenin gizli tutulmasının tartışmaları büyüttüğünü söyledi.
Ticaret Bakanı Ömer Bolat hakkında da iddialarda bulunan Özel, ilgili isimlerin görevlerinden ayrılarak yargı sürecine katılmaları gerektiğini savundu.
“YENİ PARTİLİLER YAPSAYDI ŞİMDİ TUTUKLU YARGILANIYORDU”
Fon krizine ilişkin iddialar ile muhalefet belediyelerine yönelik soruşturmalar arasında karşılaştırma yapan Özel, adaletin herkese eşit uygulanması gerektiğini söyledi.
Özel, “Şu işin yüzde 1’ini YENİ Partililer yapsaydı, sabahın 06.00’sında o ilk 270 kişilik listenin tamamı ve etrafındaki bütün yakınları gözaltına alınmış, şimdi tutuklu yargılanıyor olurdu. Bütün millet bunu biliyor.” dedi.
Muhalefet belediye başkanları hakkında ortaya atılan iddiaların somut delillerle desteklenmediğini ileri süren Özel, “Bizim belediye başkanlarımızın öyle 2 bin lira, 2 milyon lira ne evlerinden para çıktı, ne hesaplarından para çıktı, ne o aradıkları paraları buldular ve ispatladılar. İddianame; ‘Ondan duydum, bundan duydum.’” ifadelerini kullandı.
Özel, iktidar mensuplarıyla bağlantılı olduğunu öne sürdüğü para hareketlerinin ciddiyetle araştırılmasını isteyerek, “Ortada bir suçüstü durumu vardır. Herkes bunun ciddiyetine uygun davranmak durumundadır.” dedi.
“KANUN TEKLİFİ SUÇLUYU ADALETTEN KAÇIRMANIN ZEMİNİNİ HAZIRLIYOR”
İktidar partisinin TBMM Başkanlığına sunduğu kanun teklifini de değerlendiren Özel, düzenlemenin soruşturmalar bakımından sakıncalı sonuçlar doğurabileceğini savundu.
Özel, “Arkadaşlarımız, güçlü bir komisyonumuz var biliyorsunuz, çalışıyorlar. Dün Grup Başkanvekilimiz ilk değerlendirmeleri yaptı.” dedi.
Teklifin amacına ilişkin eleştirilerini sürdüren Özel, “Biraz önce söylediğim gibi suçu gizleme, suçluyu kayırma, suçtan kurtarma üzerine bir düzen kurmaya çalışıyorlar. Şu anda yapılmaya çalışılan iş, suçluyu saklama, delilleri karartma ve suçluları adaletten kaçırma suçudur. Aynı suça ortak olmaya çalışıyorlar. Kanun teklifi bunun zeminini hazırlayan bir tekliftir.” ifadelerini kullandı.
“KILIÇDAROĞLU’NUN AÇIKLAMASINI OKUDUM, İNANAMADIM”
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun İzmir ve belediye başkan adayları üzerinden kendisine yönelttiği eleştirilerin sorulması üzerine Özel, açıklamaların gerçeği yansıtmadığını savundu.
Özel, “Sabahleyin dökümleri okudum, inanamadım. Utanç verici bir durum. Yani ne kadar bu konuda hassas ve nezaketli olduğumu bugüne kadar biliyorsunuz. Ama artık bu kadar da olmaz.” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun daha önce Kartal Belediyesi üzerinden yaptığı değerlendirmeyi Karşıyaka Belediyesi olarak değiştirdiğini ileri süren Özel, aday belirleme sürecine ilişkin iddialara karşı çıktı.
Özel, “Düne kadar Kartal dediği belediyenin adını bugün Karşıyaka yapmış. Neden? Kartal Belediye Başkanımız Cumhuriyet Halk Partisi’nde kalmaya çalışmış, düne kadar kendi Kartal diyordu.” ifadelerini kullandı.
Genel başkanlık devir tesliminde herhangi bir belediye başkanı hakkında özel bir uyarı yapılmadığını belirten Özel, “Devir teslimi töreninde hiçbir belediye başkanının adını anmamıştır, hiçbir belediye başkanının yapılmamasını ya da yapılmasını herhangi bir dönemde söylememiştir.” dedi.
“BİLİYORDUN DA NİYE İHRAÇ ETMEDİN?”
Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay üzerinden yöneltilen eleştirilere yanıt veren Özel, Kılıçdaroğlu’nun iddia ettiği bilgileri daha önce neden değerlendirmediğini sordu.
Özel, “Devir teslim günü Karşıyaka Belediyesi’nin Beşli Çete’yle ilişkisini anlattım, aday yapma dedim diyorsa, devir teslimin bir gün öncesi kim Genel Başkan? Sensin.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’na yönelik sorularını sürdüren Özel, “Sen bunu biliyorduysan Karşıyaka Belediye Başkanını niye ihraç etmedin, niye disipline vermedin, niye gereğini yapmadın, niye başımıza bela ettin o zaman? Sen onu Karşıyaka Belediye Başkanı yaptın. Devir tesliminde bir belediye başkanının adı geçmemiştir.” dedi.
Özel, geçmiş görüşmelerde belediye başkan adaylarıyla ilgili kendisine belirli isimlerin önerildiği veya aday gösterilmemesi yönünde uyarıda bulunulduğu iddialarını reddetti.
“BUNLARI ÇIKIP DA SÖYLEMEDİM”
Genel başkanlık değişiminin ardından Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmelere değinen Özel, bazı görüşme içeriklerinin basına gerçeğe aykırı biçimde aktarıldığını öne sürdü.
Özel, “Basın mensuplarına ‘Kemal Bey Özgür Bey’e şu belediye başkanlarını yapma dedi.’ Ayrılıyorum bir başka toplantıdan, basın mensuplarına ‘Efendim ittifak işini beceremediniz, 1 Nisan’da büyük bir mağlubiyet alacaksınız dedi.’ Arıyorum kendisini, ‘Sizin ofisinizden bu sızdırılıyor.’ ‘Haberim yok, yanlış olmuş.’” ifadelerini kullandı.
Bir danışmanın gazetecilere gönderdiği mesajları Kılıçdaroğlu’na ilettiğini söyleyen Özel, bu konuları kamuoyu önünde tartışmamayı tercih ettiğini belirtti.
Özel, “Ben bunların hiçbirini konuşmadım. Utanırım ben bir Genel Başkana ‘Yalan söylüyor’ demekten. Sonra basına da arkadan arkadan sızdırıyorlardı. Yine bir şey demedim kendine mal etmemek için, hep ona söyledim.” dedi.
Çankaya Belediye Başkanlığına ilişkin geçmiş bir görüşmeyi de aktaran Özel, önceki dönem Belediye Başkanı Alper Taşdelen’in kendisine Kılıçdaroğlu’nun devam etmesini istediğini söylediğini, ancak böyle bir talebin kendisine iletilmediğini ifade etti.
“KENT UZLAŞISI İDDİALARI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”
Kent Uzlaşısı kapsamında aday belirleme sürecine ilişkin iddiaları da reddeden Özel, Kılıçdaroğlu’nun kendisine belediye meclis üyeleriyle ilgili bir isim listesi vermediğini söyledi.
Özel, “Bir ara 10 tane Kent Uzlaşısı’ndan kişi tutuklanmıştı. Onu yaydılar, dediler ki ‘Kent Uzlaşısı’ndaki 10 kişinin ismini Özgür Bey’e vermişti Genel Başkan.’ Yok böyle bir şey arkadaşlar.” dedi.
Özel, “Kent Uzlaşısı kriminalizeyken 10 tane Kent Uzlaşısı belediye meclis üyesini söylemiş. Küllüm yalan. ‘Şunları söyledim.’ Küllüm yalan. ‘Bunları söyledim.’ Küllüm yalan. Birazcık ciddiyet.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarının YENİ Parti’yi İzmir’de tartışmaların merkezine çekmeyi amaçladığını savunan Özel, partisinin kentteki siyasi desteğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“ANKETLER BULUT HESABINDA, FATURALAR ORTADA”
Belediye başkan adaylarının belirlenmesi sürecinde anket yapılmadığı yönündeki iddialara yanıt veren Özel, çalışmaların parti kayıtlarında bulunduğunu belirtti.
Özel, “Bir kere o anketlerin hepsi bulut hesabında. Anketler ortada, partinin anket şirketlerine ödediği faturalar hesaplarda. Bütün PM üyeleri biliyor.” dedi.
Parti Meclisi üyelerinin anketlere erişebildiğini savunan Özel, Cemil Tugay’ın adaylığına ilişkin oylamada da üyelerin sorumluluğu bulunduğunu ifade etti.
Özel, “Cemil Tugay’a karşı karşı oy kullanmış olan var mı? Hepsinin oyu var Parti Meclisi’nde. Benim de bir oyum var, onların da bir oyu var.” ifadelerini kullandı.
Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlık değişimi sırasında parti belgelerini teslim etme biçimini de eleştiren Özel, anket kayıtlarının ve ilgili çalışmaların elektronik ortamda tutulduğunu söyledi.
“HAYATIMDA BU KADAR UTANÇ DUYDUĞUM BİR YALANI DUYMADIM”
Açıklamasının son bölümünde Kılıçdaroğlu’nun Karşıyaka Belediyesi hakkındaki iddialarına yeniden değinen Özel, belediye başkan adaylıklarına ilişkin geçmişte kendisine herhangi bir yönlendirme yapılmadığını yineledi.
Özel, “Ama bana ne belediye adı ‘Yap’ diye söylemiş, ne ‘Yapma’ diye söylemiş. ‘Trollerin işleri biz yapmıyoruz, başkası sızdırıyor’ dediği şeyi şimdi kendisi sahiplenmiş. Akıl alır bir mesele değil.” dedi.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamalarını kamuoyunun değerlendirmesine sunduğunu belirten Özel, “Milletimize şikayet ediyorum. Sen devir teslimin bir gün öncesi Genel Başkan’sın. Karşıyaka Belediye Başkanı’nın beşli çeteye yolsuzluk yaptığını öğrendin de geçmişte kendi döneminde biliyordun da gereğini yapmadın. Sonra da ‘Karşıyaka Belediye Başkanı yapma’ diye bana devir teslimde söyledin. Hayatımda bu kadar utanç duyduğum bir yalanı hiç duymamıştım.” ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0