YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale: “Denetleme ve düzenleme kurumları onca uyarıya rağmen neden bu kadar uzun süre bekledi?”
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeler ve şüpheli işlemlere ilişkin Genel Merkez’de açıklamalarda bulundu. Denetim kurumlarının süreçteki tutumunun açıklanmasını isteyen Özlale, “Gelinen bu tabloda her aşamada kamu kurumlarının izni, gözetimi ve maalesef sessizliği vardır” dedi ve oluşabilecek zararın vatandaş ile vergi mükellefine yüklenmemesi çağrısı yaptı.
YENİ Parti İzmir Milletvekili Ümit Özlale, partisinin Genel Merkezi’nde yaptığı basın açıklamasında sermaye piyasalarında son dönemde yaşanan gelişmeleri değerlendirdi. Ekonomik gerçeklerden koptuğunu savunduğu hisse değerleri, yüksek getirili fonlar ve denetim süreçlerine ilişkin sorular yönelten Özlale, şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık 10 milyar dolar düzeyinde olduğunun ifade edildiğini belirtti.
Bazı şirketlerin piyasa değerlerinin ekonomik büyüklükleriyle açıklanamayacak seviyelere ulaştığını söyleyen Özlale, kamu otoritesinin denetim sürecinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
“Kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür”
Partisinin ekonomi kurmayları olarak finans piyasalarındaki gelişmeleri değerlendirdiklerini belirten Özlale, “Türkiye'nin sermaye piyasalarında göz yumulan kara düzenin sonuçlarına bugün bütün ülke olarak maruz kalıyoruz. Birkaç şirket, birkaç aracı kurum, birkaç portföy yönetim şirketi ve fonlar üzerinden ekonomik gerçeklikle bağını yitirmiş hisse değerleri maalesef oluşturulmuştur” ifadelerini kullandı.
Özlale, “Bu şişirilmiş değerler kurumsal görünüm ve yüksek getiri vaadiyle tasarruf sahiplerini adeta pusuya düşürmüştür. Bugün şüpheli fonların büyüklüğünün yaklaşık on milyar dolar düzeyinde olduğu ifade edilmektedir. Somut örnekler üzerinden gidecek olursak 250 çalışanı olan ufak bir finans şirketi bugün borsada Türkiye'nin en büyük sanayi holdinglerinden daha değerli hale gelebiliyor” dedi.
“Kamu otoritesinin ağır bir denetim zaafı olduğu şüphesizdir”
Piyasa değerlemelerine ilişkin örnekler veren Özlale, “Küçük bir denizcilik şirketinin piyasa değeri ülkenin en büyük telekom operatörünün değerini aşabiliyor. Ekonomik temelden kopmuş bu fiyatlamalar piyasanın doğal sonucu olarak elbette görülemez. Ortada açıklığa kavuşturulması gereken bir sanal kurgu ve kamu otoritesinin ağır bir denetim zaafı olduğu şüphesizdir” diye konuştu.
“Bu insanların yalnız paraları değil, gelecekleri de çalınmıştır”
Yaşananların yalnızca borsa rakamları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini savunan Özlale, hayat pahalılığı karşısında tasarruflarını korumaya çalışan vatandaşların da süreçten etkilendiğini söyledi.
Özlale, “Tasarruflarını bir zenginleşme hevesiyle değil hayat pahalılığı karşısında tutunacak son bir çare olarak değerlendirenlerin yalnız paraları değil gelecekleri de çalınmıştır. O yüzden de bu insanların çaresizliğini kazanca çevirenler ve göz yumanlar hesap vermelidir” ifadelerini kullandı.
“Her aşamada kamu kurumlarının izni, gözetimi ve maalesef sessizliği vardır”
Kasım 2025 döneminde dönemin Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı ile Hazine ve Maliye Bakanı'nın borsada manipülasyona izin verilmeyeceğine yönelik açıklamalar yaptığını hatırlatan Özlale, ilk düzenlemenin Ağustos 2026'da yapıldığını belirtti.
Özlale, “Buna rağmen ilk düzenleme ancak Ağustos 2026 yapıldı. Aradan geçen yaklaşık on ayda üzerinde şüphe olan yapılar dört beş kat büyüdü. Şimdi burada sormak gerekiyor” dedi.
Denetim ve düzenleme kurumlarına sorular yönelten Özlale, “Denetleme ve düzenleme kurumları onca uyarıya rağmen neden bu kadar uzun süre bekledi? Sermaye Piyasası Kanunu açık bir şekilde piyasa dolandırıcılığını ve yapay fiyat oluşumunu suç sayarken bu girişimler hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadı” ifadelerini kullandı.
Fonların TEFAS'taki işlemleri, hisselerin endekslere alınması ve finansal yapılar arasındaki devir ilişkilerinin kamu kurumlarının karar süreçlerinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Özlale, “Gelinen bu tabloda her aşamada kamu kurumlarının izni, gözetimi ve maalesef sessizliği vardır. Bu kararları kimlerin hangi kriterleri göz önüne alarak verdiği mutlaka kamuoyuyla paylaşılmalıdır” dedi.
“Bu tablo AKP’nin kara düzeninden bağımsız değildir”
Yeni sermaye ve personel yükümlülüklerinin kurallara uygun çalışan küçük ve orta ölçekli şirketleri daha fazla etkileyebileceğini savunan Özlale, şüpheli işlemlerden kazanç sağladığını ileri sürdüğü kişilerin düzenlemelerden önce piyasadan çıkıp çıkmadığının araştırılmasını istedi.
Özlale, geçmiş dönemlerde sermaye piyasalarına ilişkin gündeme gelen iddiaları da hatırlatarak bazı üst düzey siyasetçi ve kamu görevlilerinin yüksek kazanç sağlayan fonlarda hesaplarının bulunduğuna yönelik iddiaların araştırılması gerektiğini söyledi.
“Bu iddiaları örtbas etmek değil, bütün belgeleriyle aydınlatmak namuslu kamu görevlilerinin ve iktidarın görevidir” diyen Özlale, olası çıkar ilişkilerinin bağımsız biçimde incelenmesini istedi.
“Kimler çıkışını tamamlasın diye zaman kazanıldı?”
Özlale, açıklamasında kamuoyuna yanıt verilmesi gerektiğini belirttiği soruları da sıraladı. “Hangi üst düzey siyasetçi ve kamu görevlisi bu yüksek getirili kazanç sisteminden kazanç sağladı? Hangi kamu görevlilerinin denetlemekle görevli yapılarda yatırımı veya çıkar ilişkisi vardı? Hazine ve Maliye Bakanı'nın uyarısından on ay sonra neden işlem yapıldı? Kimler çıkışını tamamlasın diye zaman kazanıldı? Manipülasyondan yararlananların varlıkları şimdi vatandaşın vergisiyle mi kurtarılacak?” diye sordu.
Özlale, “Bu sorulara ikna edici cevaplar verilmeden yapılacak hiçbir açıklama kamu vicdanını rahatlatmayacaktır” dedi.
“Oluşan zarar vatandaşa, vergi mükellefine yüklenmesin”
YENİ Parti'nin atılması gerektiğini düşündüğü adımları açıklayan Özlale, şüpheli işlemler hakkında suç duyurusu yapılıp yapılmadığının ve yapılmışsa kapsamının kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.
Sermaye piyasasında oluşabilecek riskin bankacılık veya tasarruf finans sistemi üzerinden daha geniş bir alana taşınmaması gerektiğini belirten Özlale, fonlar halka açılmadan önce içeride kimlerin bulunduğunun ve sonrasında kimlerin hangi tarihlerde, hangi tutarlarda çıkış yaptığının siyasetten bağımsız biçimde incelenmesi çağrısında bulundu.
Özlale ayrıca fonlara, hisselere ve olası devirlere ilişkin kamu kararlarında kullanılan ölçütlerin açıklanmasını; kamu görevlileri ve siyasetçilerin yatırımları, karar süreçlerine katılımları ve muhtemel çıkar çatışmalarının bağımsız denetime açılmasını istedi.
Özlale, “Ve en önemlisi oluşan zarar vatandaşa, vergi mükellefine yüklenmesin” ifadelerini kullandı.
“Biz mağduru değil, bu düzeni sorgulamakla yükümlüyüz”
Borsada yaşanan düşüş ve bazı fonların temerrüde düşmesinin tek başına bir dolandırıcılık veya Ponzi düzeninin kanıtı sayılamayacağını özellikle belirten Özlale, buna karşılık söz konusu ihtimallerin denetim kurumlarınca araştırılması gerektiğini söyledi.
Özlale, “Borsada yaşanan çöküş ve bazı fonların temerrüte düşmesi elbette tek başına bir Ponzi düzeninin ya da dolandırıcılığın kanıtı değildir. Ancak bu ihtimali araştırmak, getirilerin kaynağını ortaya koymak, varlıkların nasıl değerlendiğini ve ödemelerin hangi kaynakla yapıldığını açıklamak denetim kurumlarının birinci görevidir. Hukuki nitelendirme bağımsız yargının işidir” dedi.
“Faturanın bir kez daha millete kesilmesine asla izin vermeyeceğiz”
Ekonomi politikalarının ücretler ve tasarruflar üzerindeki etkilerine de değinen Özlale, hayat pahalılığı nedeniyle vatandaşların yüksek getiri vaatlerine daha fazla yönelebildiğini savundu.
Özlale, “Bugün konuştuğumuz mesele o yüzden basit bir borsa haberi ya da bir finans piyasasıyla ilişkili durum değildir” ifadelerini kullanarak küçük tasarruf sahiplerinin korunması gerektiğini vurguladı.
Açıklamasını kamu kurumlarının denetim sorumluluğuna dikkat çekerek tamamlayan Özlale, “Biz küçük tasarruf sahibinin parasını ve geleceğini çalan bu düzeni değiştireceğiz. Faturanın bir kez daha millete kesilmesine de asla izin vermeyeceğiz” dedi.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0